Alperen Ocakları Genel Merkezi Resmi Sitesi

Erzurum Alperen Ocakları'nın Nevruz Bayramı Hakkındaki Basın Açıklaması

Alperen Ocakları, Erzurum'da Nevruz'u örste demir döverek kutladı.
Alperen Ocakları, Nevruz kutlaması için Aziziye Anıtı önünde toplandılar.
Alperen Ocakları Erzurum İl Başkanı Ahmet Aygen, “Nevruz sevgi, barış, mutluluk ve paylaşımın adıdır.” dedi. Nevruzun milattan önceki dönemlerden günümüze kadar Türklerde bir bayram geleneği olduğunu vurgulayan Aygen, “Nevruz Türk insanını birbirine kenetleyen, Ergenekon’dan demir dağları eriterek, dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Bu ateş hiç sönmeden binlerce yıl yandı ve gelecekte de kıvılcımlarından binlerce gönlü tutuşturarak binlerce ruhu ısıtacaktır” diye konuştu.
NEVRUZ TÜRK MİLLETİ’NİN ORTAK BAYRAMI

Nevruz’un bir takım provokatör gruplar tarafından kendi sinsi emellerine alet edilmeye çalışılmakta ve siyasi hedefleri doğrultusunda kullanılmak istendiğini belirten Aygen, konuşmasında şunları söyledi;“Nevruz’un varlık sebebini kan, gözyaşı, nefret ve terörle ifade edenlerin Nevruz’u sahiplenmelerini büyük bir tezat olarak görüyor ve şiddetle kınıyorum. Ancak kimse unutmasın ki Kürt’ü ile, Laz’ı ile, Çerkez’i ile kusursuz bir ebru olma özelliği taşıyan, Allah’ı bir, Peygamber’i bir, Kıblesi, Kitabı, Bayrağı, İstiklal Marşı bir. Bu kadar birin sahibi büyük Türk milleti, Türk gençliği, Alp-Erenler olarak kültürümüzün mirası olan Nevruza sahip çıkacağız.”Basın açıklaması sonrasında Alperen Ocakları temsilcisi Ahmet Aygen ve üyeler örste demir döverek Nevruz'u kutladılar

                             

Sn AYGEN'in NEVRUZ BAYRAMI HAKKINDA YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMASI...

Nevruz, Türk dünyasının kuzeyinden güneyine, batısından doğusuna kadar uzanan engin coğrafyada yaşayan toplulukların pek çoğu tarafından yaygın olarak kutlanan bahar bayramıdır.

Nevruz, barış, sevgi, mutluluk ve paylaşımın adıdır.

Nevruz; Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayan Ergenekon’dan demir dağları eriterek, dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Bu ateş hiç sönmeden binlerce yıl yandı ve gelecekte de kıvılcımlarından binlerce gönlü tutuşturarak ’ortak kültür ocağında’ binlerce ruhu ısıtacaktır. Milattan önceki devirlerden bu yana Türklerde var olan bir bayram, bir bahar bayramı geleneğidir.

Osmanlı devrinde kutlanan Nevruz, Cumhuriyetin ilk yıllarında da resmi olarak devam etmiştir. Geri planlarda bırakılmış ve unutulmaya yüz tutmuş olan Türk insanına kendi kültür kimliğini, kişiliğini, benliğini ve hüviyetini kazandırmak hareketi Gazi Mustafa Kemal’in başlattığı bir harekettir.

Peki bu ne ile mümkün olurdu?

Bu öze dönmekle, kendi kültürel değerlerimize, örfümüze, adetimize ve geleneğimize dönmekle mümkün olurdu. Bu yüzden Gazi Atatürk diyor ki;
’Bilelim ki, kendi benliğine sahip olamayan milletler başka milletlerin şikarıdır (AVIDIR)’ yani yaşayamaz.
O yüzden yine Atatürk der ki;
’Gençlerimize, çocuklarımıza görecekleri eğitimin hududu ne olursa olsun en evvel ve her şeyden evvel kendi geleneklerine, mili ananelerine ve Türkiye’nin bağımsızlığına düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir. Milli hareketin özü budur.

Diğer taraftan kendi kimliği, kişiliği, milli benliği kazandırılmış olan millete çağdaş olma yolunu açıklamak da Atatürk hareketinin temellerindendir. İşte bu öze dönme, kendi tarihine, kültürüne dönme hadisesi milliciliğin özü idi. Bu yüksek idrakinin icabı olarak onun milli kültür unsurlarının her biri üzerinde, en küçük ayrıntısına kadar çok büyük bir dikkatle durduğunu biliyoruz. Nitekim, Nevruzla ilgili hassasiyeti bunun bir göstergesi olmuştur.

Türk dünyasının en temel kültür öğesinden biri olan Nevruz bayramı, ne yazık ki bir takım provokatör gruplar tarafından kendi sinsi emellerine alet edilmeye çalışılmakta ve siyasi hedefleri doğrultusunda kullanılmak istenmektedir. Varlık sebebini kan, gözyaşı, nefret ve terörle ifade edenlerin Nevruz’u sahiplenmelerini büyük bir tezat olarak görüyor ve şiddetle kınıyorum. Ancak kimse unutmasın ki Kürt’ü ile, Laz’ı ile, Çerkezi’ile, Acem’i ile kusursuz bir ebru olma özelliği taşıyan, Allah’ı bir, Peygamber’i bir, Kıblesi bir, Kitabı bir, Bayrağı bir, İstiklal Marşı bir … Bu kadar Bir’in sahibi Büyük Türk milleti, Türk gençliği, Alp-Erenler olarak kültürümüzün mirası Nevruz’a sahip çıkacağız.

                                      

20. Yüzyılın başına kadar geldiği tespit edilen Nevruz kutlamaları, bu devirden sonra hissedilir biçimde diğer bazı geleneklerimiz gibi ortadan kalktı. Bugün halkımızın büyük çoğunluğu tarafından bilinmiyor, bilenler arasında ise yanlış yorumlanıyor. Kültürel değerlerimize duyarsız kalışımızın bugün birlik ve bütünlüğümüzün sarsılmasında son derece etkili olduğu malumunuzdur. Bunun için, Dede Korkut’umuzu, Yunus Emre’mizi, Hacı Bektaşi Veli’mizi, Ahi Evranımızı, Hacı Bayram-ı Veli’mizi, Karacaoğlan’ımızı, Dadaloğlu’muzu, Fuzuli’mizi, Mehmet Akif’imizi, Bayrağımızı, Vatan Mefhumunu ve Nevruz gibi Türklüğün en eski devirlerinden itibaren gelen örf ve adetlerimizi, birilerinin oynadığı oyunlardan dolayı hatırlamayalım, gerektiği için hatırlayalım, kutlayalım.

Ergenekon/Nevruz, asırlar öncesindeki Ergenekon efsanesinden hareketle sembolik olarak çekiçle dövdüğümüz demirde şekillenen hürriyet ruhumuzu, bize hatırlatan ve bu ruhu kaybetmememizi sağlayan bir ateştir.

                                         

Ergenekon, sembolik olsa da bizim için kurtuluş bayramıdır. Nevruz ise, mevsimlerin en güzeli olan ‘Bahar’ın başlangıcıdır. Her ikisi de meşru ve güzel bir milli geleneğimizdir. Yüzyıllardır milletimiz bu günü bayram olarak kutlamıştır. Bu gün her fert, her türlü derdini, kederini unutmak zorundadır. Bu günde kederli olmak ayıplanır, suçlanır. Bu kurtuluş ve mutluluk gününde herkesin geleceğe neşeyle, ümitle bakması gerekmektedir.

Bu yüzden Vatan hainlerine inat, bölücülere inat, parsel parsel topraklarımızı satmaya çalışanlara inat, vatansız provokatörlere inat kendi değerlerimize sahip çıkıp kendi öz bayramımız olan NEVRUZ u kutluyoruz.

Büyük Müslüman Türk Milletinin Ergenekon / Nevruz Bayramını en içten duygularımla kutluyor. Her günümüzün NEVRUZ mutluluğu içinde geçmesini diliyor ve ‘tek bayrak, tek devlet’ altında birleşerek bize özgü bu bayramı hep birlikte daha büyük coşku içinde kutlama günlerini nasip etmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

23.03.2008. 21:17

ÇORUM ALPEREN OCAKLARI - 30.03.2008. 14:05

Ahmet başkan Allah razı olsun... MEHMET AKİF BERK

enes seba - 27.03.2008. 19:38

değerli Erzurumlu ülküdaşlarımın bu anlamlı etkinliğinden dolayı tebrik eder çalışmalarının devamını dilerim.ALLAH yar ve yardımcınız olsun.

samsunalperen - 24.03.2008. 10:47

ERZURUM ALPEREN OCAKLARIMIZIN BU ANLAMLI VE BİR O KADARDA GÖRSEL ZENGİNLİKLE DOLU NEVRUZ ETKİNLİĞİNİ TEBRİK EDİYORUZ.
samsunalperen55@hotmail.com

ABDULLAH ALPTEKİN HAS - 23.03.2008. 23:53

Ahmet başkana ve Erzurum teskılatına selam ve sevgıler.. tebrıkler baskan Allah yardımcın olsun başarılar dılerım. muş alperen ocakları

Yorum yaz

:

:

:

Kullanıcı Menüsü

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

 
 

Anket

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılmalı (2138)

Kalmalı (145)

Yeniden Yapılandırılmalı (997)


Toplam 3280 kişi oy kullanmış.

1

Sayaç

1

Sitemiz Subat 2007 den itibaren toplam 2326550 kez ziyaret edilmiştir. Ziyaretçilerin 5707 tanesi sitemize üye olmuştur.

Sitede Kimler Var

Şu anda sitemizde 61 ziyaretçi ve 1 üye bulunmaktadır:

KIRIKKALE İL BAŞKANLIĞI

Alperen Ocakları RSS BeslemesiRSS XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Uyumlu

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 | Alperen Ocakları Genel Merkezi
Tel: (+90 312) 232 03 81 - Belgegeçer: (+90 312) 232 03 82 | G.M.K. Bulvarı 47/21 - Maltepe / Ankara