Alperen Ocakları Genel Merkezi Resmi Sitesi

Tencere Yuvarlanmış Kapağını Bulmuş

Alperen Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Çağrı Solak Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan’ın Ankara Barosu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ''Kadın Olmak'' konulu sempozyumunda yaptığı konuşmayı değerlendirdi.

“ Ülkemizin aklıselim insanları ve aydınları yıllardır üstüne basa basa ülkemize 50 sene zaman kaybettiren darbecilerin vatana ihanet suçundan yargılanması gerektiğini dile getirirken, hukuk sistemimizin tepesindeki birinin hala ‘darbe çığırtkanlığı’ yapması ve Başbakan Adnan Menderes’in asıldığı 27 Mayıs ihtilalini devrim olarak nitelemesi büyük bir hezeyandır. Aslında Tansel Çölaşan’ın bu sözlerine çok da şaşırmış değiliz bizi şaşırtan cüretidir. Tansel hanımın kocasına bakarak fikriyatını tahmin etmek zor değil. Atalarımızın güzel bir sözü vardır: ‘Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.’ Alperen Ocakları olarak Tansel Çölaşan’ı istifa etmeye çağırıyoruz. Bu ülkede Başbakan asmayı, cumhuriyet ilkelerini ve Kemalizm’i koruyoruz gerekçilerine bağlayanların ve millete istbdad rejimi yaşatanların devri dolmak üzeredir. Bunlar son çırpınışlarıdır. Alperenler ve Türk Milliyetçileri olarak demokratik hukuk ve sivil devlet yönetimine inanıyoruz. Özgürlüklerden kimseye zarar gelmez. Fikrimiz, davamız ve bağlı olduğumuz değerler insan fıtratına ve Türk’e o kadar uygundur ki özgürlüklerin arttığı bir ortamda neşv-ü nema bulması kaçınılmazdır.”

Tansel Çölaşan’ın yaptığı konuşmanın tam metni:

Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, 27 Mayıs'ı ihtilal olarak görmenin hata olacağını belirterek, ''1960 ihtilali aslında bir devrimdir'' dedi. Ankara Barosu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ''Kadın Olmak'' konulu sempozyumun, ''Hukukta Kadın'' başlıklı oturumunda konuşan Çölaşan, kadınlara yönelik en ağır baskının din adına yapılan baskı olduğunu söyledi. Çölaşan, ''Hem özgürlük diyorsunuz hem de kapanmak istiyorsunuz. Kapanmanın özgürlüğü olur mu?'' dedi. Çölaşan, kapanmanın Kuran-ı Kerim'de yer almadığını, Kuranı Kerim'de kadın ve erkeğe iffetli olmanın öğütlendiğini, avret yerlerinin kapatılması gerektiğinin emredildiğini söyledi. 1960 ihtilalini konu alan bir belgesel izlediğini ve belgeselde ihtilalin bugünün üniversite öğrencileri tarafından değerlendirildiğini anlatan Çölaşan, öğrencilerin o dönemde bir başbakanın idam edilmesini vahşice bulduklarını dile getirdiklerini kaydetti. Çölaşan, büyük özverilerle kurulan Cumhuriyetin belirsizliğe gittiği gören halkın, ihtilal öncesi toplumsal bir öfkeye kapıldığını anımsatarak, ''Kimse idam cezasını istemez ama o dönemde bunlar idam edildiğinde toplumsal bir coşku vardı. 27 Mayıs'ı burada ihtilal olarak görmek hata olur. 1960 ihtilali aslında bir devrimdir'' diye konuştu. Her ihtilalin, darbenin mutlaka kötü sonuçlar doğurmayacağını savunan Çölaşan, şunları kaydetti:

''O dönemde, 1950 yılından önce Türkçe ezan vardı, Menderes dönemiyle ezanın Arapça'ya çevrildiğini biliyoruz. Vatan cepheleri ile ikiye ayrılan bir toplum gördük. O dönem çocuk kafamla Türkçe ezanın güzelliğini gördüm, ailemden namaz kılmayı öğrenmek istedim. O kadar çok sevdim. Neden sevdim? Çünkü çok güzel ve inadına temiz bir sesle Türkçe ezanı dinliyordum. O ses bana dini sevdirdi. Sonra birden bizden olmayan o dille, Arapça ile ezan başladı. Ben o etkiyi kaybettim. Ondan sonra da hiç düşünmedim namaz kılmayı. Aynı dönemde Ulus Gazetesi'nde, Menderes'in paçavralar içinde oturan Said Nursi'nin elini öptüğünü gösteren fotoğrafı yayınlandı. Ulus Gazetesi bunu kötü bir şey olarak gösterdi. Bunlar beni soğuttu.''

-''DEVRİMLERİ YAŞATACAK KADROLAR YETİŞMEDİ''- Tansel Çölaşan, Türk kadınının modern yaşam olanaklarına Atatürk ile kavuştuğuna işaret ederek, ancak Atatürk'ün devrimlerinin günümüzde yeterince savunulmadığını ve ilkelerinden taviz verildiğini söyledi. Atatürk'ün ölümünün ardından devrimleri yaşatacak ''düzgün kadroların'' yetişmediğini savunan Çölaşan, şöyle konuştu: ''Demokrat Parti'nin başa gelmesiyle ne olduysa oldu. Din adamları kaşındı. Ancak Atatürk'ün getirdiği temel kavramları, medeni devleti, milleti içine sindiremeyenler kazandı. O kazanımları içine sindirememiş kişiler, Atatürk'ün ölümüyle birlikte bugünün alt yapısını oluşturmaya başladılar. Toplum o dönemde orduya 'yap artık bir şeyler' demeye başladı. Tek kurtarıcı olarak ordu görüldü. Siyasiler orduyu Türk toplumundan soğutmak isteyebilirler ama Türk toplumu o oyunlara gelmez. O dönemde toplum tarafından görev verildi ve 27 Mayıs oldu. Toplumsal dönüşüm oldu. O günkü Anayasa bir daha geri gelmemek üzere değiştirildi. En özgürlükçü Anayasa geldi. Demek ki her zaman bir ihtilal darbe değildir, devrim de olabilir.

İdam edilen Menderes hükümeti üyeleri çocuk ve bebek davalarından değil, Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyete ihanetten yargılanmalıydı. Ama öyle olmadı, tarih o noktada bu cezayı verdi. Ama cezalandırılmaları gerekirdi. Sonra ne oldu? Çok güzel bir Cumhuriyet dönemi...''

Atatürk'ün ölümüyle ''halı altındaki güçlerin yukarı çıktığını'' ve siyasetçilerin kolay siyaseti tercih ederek Türkiye'yi sıkıntılı günlere taşıdıklarını ifade eden Tansel Çölaşan, halkın okumamasının da siyasilerin çok kolay siyaset yapmasına, canlarının istediği gibi yaşamasına olanak sağladığını savundu. -''TÜRK TOPLUMU KENDİ MENFAATİNE DÜŞKÜN''- ''Türk toplumu kendi menfaatine düşkün. Kolaycı bir yapımız var, sorgulamaya asla yatkın değiliz'' diyen Çölaşan, ''Tehlike kapımıza kadar gelmeden, bir başkasının tehlikesine yardım etmiyoruz. Atatürk boşuna 'Türk Milleti uludur, güzeldir' demedi, Türk Milleti'ne vasıf kazandırmaya çalıştı'' şeklinde konuştu.

Çölaşan, 1950 yılından sonra eğitimin durma noktasına geldiğini, Cumhuriyetin kazanımlarının birer birer yok edildiğini, din okulları açıldığını söyledi. Çölaşan, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde de Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin üniversiteleriyle denklik anlaşması yapılmazken, bunun yerine Suudi Arabistan, Mısır, Afganistan ve Pakistan gibi ülkelerin üniversiteleriyle denklik anlaşması imzalandığını kaydetti. Dini motifli üniversitelerde eğitim gören öğrencilerin diplomalarının dönemin YÖK Başkanı Prof.Dr. Mehmet Sağlam tarafından onaylandığını ve bu diplomalara denklik verildiğini anlatan Çölaşan, din eğitimi alan kişilerin denklik belgelerinin sınıf öğretmeni olarak verildiğini kaydetti.

12.03.2008. 15:31

alperenemre_90 - 21.03.2008. 23:42

korucu37 kardesım once mevlanın sozune sonrada soyledıklerıne sonuna kadar destek verıyorum ALLAHA EMANET OL

yesevi alperen - 14.03.2008. 13:59

Rahmetli Menderese dil uzatılmasından üzüntü duydum Türkiye cumhuriyetinin ilerlemesi ve kalkınmasısı için var gücüyle çalışan,çarık devrinden türkiyeyi kurtaran din ve ibadet hürriyetini genişleten yoksullukla mücadele eden gerçek demokrat bir insan hakkında abuk sabuk konuşmak cahilliğin danişkasıdır sizler o makamdaysanız geçmişteki insanların çalışmaları gayretleri sayesinde bari onlara hakaret etmeyiniz en geri kafalı insan bile tarihine ve yetiştirilen devlet adamına düşman değildir.Hoşgörülü bir toplum yapısından hoşgörüsüz ve kin kusan düşmanlıkları körükleyen bir toplum yapısına geçmişizde haberimiz yok ecnebiler bizleri niye birbirimize düşürüyor şimdi anladım içten çökerterek işbirlikçi hain jakoben yöneticiler yetiştirerek siyasi kimliğimizide küresel emperyalizmin emrine sokmaya çalışıyorlar amma karşılarında ufku geniş alperenler var bu ülke sahipsiz değil ya sev ya terket başka diyeceğim yoktur. selamlar yesevi alperen .038

korucu37 - 13.03.2008. 10:06

Üzüm üzüme baka baka çürümüş hatta kokmuş
bunlar ilerici aydın halk gerici karanlık öylemi HZ. MEVLANA Ne demiş çok elbise gördüm içinde insan yok Çok insan gördüm üstünde elbisesi yok

Yorum yaz

:

:

:

Kullanıcı Menüsü

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

 
 

Anket

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılmalı (2162)

Kalmalı (148)

Yeniden Yapılandırılmalı (1003)


Toplam 3313 kişi oy kullanmış.

1

Sayaç

1

Sitemiz Subat 2007 den itibaren toplam 2331839 kez ziyaret edilmiştir. Ziyaretçilerin 5714 tanesi sitemize üye olmuştur.

Sitede Kimler Var

Şu anda sitemizde 124 ziyaretçi ve 8 üye bulunmaktadır:

tayfunlar, Alp_Eren_40, ak46, taneralbayrak, eNg, adıgesi, amero56, adnan78

Alperen Ocakları RSS BeslemesiRSS XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Uyumlu

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 | Alperen Ocakları Genel Merkezi
Tel: (+90 312) 232 03 81 - Belgegeçer: (+90 312) 232 03 82 | G.M.K. Bulvarı 47/21 - Maltepe / Ankara