
Amasya Eski İl Başkanımızın Babası
Amasya Eski İl Başkanımızın Abdülhamit Budak'ın Babası Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. Merhum'a Yüce Allah'tan...Son Sayısıyla Kendinden Çok Söz Ettirecek... Geliyor...
Yerli Düşünce son sayısında yine gündeme ışık tutuyor. Siyasi, kültürel,...
Yerli Düşünceden Okuyucularına İyi Haber-Yerli Düşünce Artık Sitemizde de Yayınlanacak
Dergimiz Yerli Düşünce Genel Merkez'imize gelen yoğun istek üzerine, artık Web...Dünyaca tanınmış Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un vefatı tüm Türk Dünyasını yasa boğdu. Yaklaşık bir aydır Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören ünlü yazar, komada bulunuyordu. Hastane basın sözcüsü Ernd Siegler vefatından kısa bir süre önce yaptığı açıklamada yazarın durumunun kötüye gittiğini söyleyerek, "Suni komaya sokulan Aytmatov'un durumu kötüye gitmekte. Çok kritik bir dönem geçirmekte olan Aytmatov'un hayatta tutulabilmesi için az da olsa ümit var." açıklamasını yapmıştı. Aytmatov'un vefatı, Kırgızistan televizyonlarında Kırgızistan Devlet Başkanlığı Basın Dairesi'nin açıklamasıyla acı haberi öğrendik.
.jpg)
Başta Kırgızistan olmak üzere bütün Türk dünyasının başı sağ olsun
SAYGI VE MUHABBETLE
ALPEREN OCAKLARI GENEL MERKEZİ
Yorumlar (10) 12.06.2008. 16:24
Ve sen gittin Ey gönüller Sultanı. Rebüülevvel ayının on ikisi, günlerden pazartesi. Güneş batıya doğru kayıyordu... Resul-i Kibriya Efendimizin mübarek başları, Hz. Aişe'nin kucağında, göğsüne dayalı idi. Artık nefes alıp vermekte güçlük çekiyordu canımız, cananımız, efendimiz, ve mübarek dili yine Allah'ı zikretmekle meşguldü: "Alllah'ım! Beni, Refik-i A'la'ya ulaştır" duasını tekrarlıyordu. Bu esnada bile ümmetine irşadda bulunmakta geri durmuyordu: " Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız! Namaz'a, namaza dikkat ediniz!" diyordu. Bu hazin manzara orada bulunan Hz. Fatıma'nın yüreğini adeta dağlıyordu. Bir ara efendimizi bağrına bastı ve: " vay babamın çektiği ızdıraba" diyerek gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı.
Efendimiz " bu günden sonra baban hiç ızdırap çekmeyecektir" ilave etti: Kızım! sakın ağlama! Ben vafaat ettiğim zaman İnnalillah ve İnna İleyhi Raciun" de diye buyurdu.
Resul-i kibriya Efendimiz, bu fani dünyada artık sın dakikalarını yaşıyordu. Bu esnada, Hz. Cebrail Hz. Azrail ile geldi. Hatemü'l-Enbiya Efendimizin hal hatırını sordu. Sonra. "Ölüm meleği Azrail içeri girmek için izninizi ister" dedi. Efendimiz müsade edince, Hz. Azrail içeri girdi. Efendimizin önüne oturdu. Ya Resulallah dedi "Yüce Allah, senin her emrine itaat etmemi bana emretti. İstersen ruhunu alacağım! İstersen sana bırakacağım".Efendimiz Hz Cebrail'e baktı. o da: Ya Resulallah, meleğ-i A'la seni beklemektedir! dedi. Bunun üzerine Efendimiz " Ya Azrail! gel memuriyetini yerine getir" diye buyurdu.
Mübarek başları Hz Aişe'nin kucağında, göğsüne dayalı idi. Yanında su kabı vardı. İki elini suya batırıp ıslak ellerini mübarek yüzüne sürdü. Mübarek dudaklarından "Lailahe İllallah" cümlesi döküldü. Sonra ellerini yüzünden kaldırdı. Gözlerini evin tavanına dikti. "Allah'ım! Refik-i A'la cümlesini tekrarlaya tekrarlaya altmış üç yaşında iken mübarek ruhu Refik-i A'la'ya yükseldi.
Sevgili Peygamberimiz, 8 Haziran 632 yılı Pazartesi günü "La ilahe illallah" sözleri ile ruhunu Yüce Yaratıcısına teslim etti. SENİ ÖZLÜYORUZ YA RESUL...
-2(1).jpg)
İZİNDEYİZ...
EFENDİMİZ...
SAYGI VE MUHABBETLE
ALPEREN OCAKLARI GENEL MERKEZİ
Yorumlar (12) 08.06.2008. 17:47
Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nun içerisinde bulunduğu otomobil, Bolu Dağı Tüneli içerisinde kaza yaptı. Lider Yazıcıoğlu, kazadan yara almadan kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, partisinin MKYK toplantısına katılmak için İstanbul'dan Ankara'ya gelen Muhsin Yazıcıoğlu'nun içerisinde bulunduğu 34 TC 7997 plakalı otomobil, sabah saat 9.00 sıralarında Bolu Dağı Tüneli içerisinde,bir kamyonun hatalı sollama yapması nedeniyle bariyerlere çarparak kaza yaptı.

Otomobili kullanan şoför Cihan Dinçer ile BBP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Cemal Eğin ile Yazıcıoğlu, otomobilin hava yastığının açılması nedeniyle kazadan yara almadan kurtuldu. Kazayla ilgili tahkikat sürüyor.
Liderimiz İstanbul yolunda Genel Başkanımız Sayın Eyüp Gökhan ÖZEKİN ve yönetimininde bulunduğu, birçok partilininde katıldığı yoğun bir kalabalıkla karşılandıktan sonra, BBP Genel Merkezine iştirak eden liderimiz, Genel merkez binasının önünde kesilen kurbanın kanını alnına ve makam aracının plakasına sürdürttükten sonra makamına geçti. Genel Merkez binasının Toplantı salonunda gerçekleştirilen basın toplantısında kaza anıyla ve gündemle ilgili soruları cevaplandıran liderimiz, kısa bir süreliğine takrar makamına geçti, liderimiz şu saaatlerde Partisinin MKYK toplantısında.
Yazıcıoğlu, kazayla ilgili şu açıklamayı yaptı: "İstanbul'dan Ankara'ya uçakla dönecektim ama geç kaldım. Sabah 07.30'da karayoluyla Ankara'ya hareket ettik. Bolu Tüneli'nde tamirat olduğu için şerit ikiye düşürülmüş, bundan dolayı yol aniden daralıyor. Bir kamyon sinyal vermeden önümüze kırdı. Şoförümüz fren yapmasına rağmen mesafeyi koruyamadık ve sağ taraftan kamyonun altına girdik. Airbagler açıldı, ön sağ taraf koltuğa kadar çöktü. Tavan delindi ve ön camlar kırıldı. Biz iner inmez süratle güvenlik için dubaların yerini değiştirdik. Yapmış olduğumuz kaza nedeniyle birçok araç da kaza tehlikesi atlattı. Biz bununla meşgul olurken, kamyonun plakasına bakmadık. Kamyonda hiç durmadı çekti gitti. Sonradan emniyet müdürü ve emniyet mensupları geldi. Başta Bolu Valisine, emniyet müdürüne ve ekiplerine duyarlılıkları dolayısıyla teşekkür ediyorum. Kameralardan tespit sonucu, kamyon Bolu sanayisinde bulundu. Ufak-tefek sıyrıklarımız dışında yaralımız yok. Yanıma koruma almamıştım, ön koltuk boştu. Eğer koruma alsaydım Allah korusun kötü sonuçlar olurdu. Olayda bir kasıt görmüyorum. Kaza ciddi oldu ama Allah'a çok şükür ufak sıyrıklıklarla atlatmış olduk. Şansımız varmış, bununla geçmiş olsun.

Liderimizin yaşamış olduğu kaza hepizi korkutmuştur.
Dualarımızın her zaman liderimizle
birlikte olduğunu bir kez daha belirtiriz.
Liderimize ve tüm camiamıza geçmiş olsun..
SAYGI VE MUHABBETLE
ALPEREN OCAKLARI GENEL MERKEZİ
Yorumlar (68) 07.06.2008. 12:47
Laiklik Nedir ? Evet soru bu. Bu soruyu korkmadan çekinmeden sormalıyız. Zira kısaca "din ve vicdan hürriyeti" olarak öğretilen, bu anlamıyla da en çok dindarların benimsemesi gereken bir kavramın bu topraklarda mukaddesat düşmanlığı için kullanılması dayanılamayacak noktalara gelmiştir.
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun da ifade ettiği gibi, "Anayasa Mahkemesinin aldığı kararla TBMM'nin irade koyuculuğu ortadan kaldırılmıştır" ve “Bu da ülke insanımızın vicdanında her zaman tartışmalı bir halde duracaktır".
Artık ülkede kuvvet sahiplerinin elinde bulundurduğu gücü sahip olduğu görüşlere göre dilediği gibi kullanmasına sebep olacak bulanıklıklar kalmamalı; demokrasi, güvenlik ve laiklik gibi kavramlar net bir şekilde tarif edilmelidir.
Hiç bir millet kendisine zulmeden bir sistemle barışık olamaz. İşte anti-laik odakların güçlenmesini istemeyenler, önce bu güçlenmeye sebep olan bozuklukları tamir etmeli ve halkın algılamalarının doğru bir zemine oturmasına çalışmalıdır. Buna da laikliği milletle kavga silahı olmaktan çıkartarak başlamalılardır. Aksi taktirde yakında millet laikliğin tarifini kendi yapacak ve çok büyük yüzdelerle bunu sisteme kabul ettirecektir.
Devlet-millet çatışmasının bu ülkeye ne büyük ölçüde vakit, nakit, moral ve hareket kaybı verdiğine tarih şahittir. Bu kayıplara sebep olanlar er geç hesap verecektir. "Burada" olmazsa "orada"...
Eyüp Gökhan Özekin
ALPEREN OCAKLARI GENEL BAŞKANI
Yorumlar (11) 06.06.2008. 12:51
Çin, 1961'den bu yana, pek çok uluslararası örgütün karşı çıkmasına rağmen, çeşitli nükleer denemelerini Doğu Türkistan'ın Lop Nor bölgesinde gerçekleştirmekte. Bu denemeler, bölgenin doğasının tamamen tahrip olmasına, zehirli atıkların sulara karışması nedeniyle insan hayatının tehlikeye girmesine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olmakta. Binlerce hayvan bu denemeler nedeniyle telef oluyor, pek çok insan hayatını kaybetmiş ve sakat doğumların oranında büyük artış meydana geliyor.
zavallı dünya habersiz....

Doğu Türkistan'da nükleer deneme kurbanı olanların sayısı resmi olarak belirlenememekle birlikte, yaklaşık 210 bin kişinin radyoaktif atık nedeniyle hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Bilindiği gibi radyoaktif atıklar aynı zamanda kansere de neden olmakta ve Doğu Türkistan'da kansere yakalananların sayısında %10'luk bir artış olduğu kaydedilmektedir.72 1993 yılında Urumçi Halk Hastanesi kayıtlarına bakılarak hazırlanan raporda, 1960'larda ölümcül kansere yakalanan vakaların sayısı birkaç kişiyi geçmezken, 1970'lerde onlarca kişi ölümcül kansere yakalanmıştır. 1998 tarihli bir hastane raporuna göre, günde ortalama 1.500 kişinin muayene edildiği bu hastanede her gün yaklaşık 70 kişinin kansere yakalandığı belirlenmiştir.73 İşin daha da kötü yanı, kanserin ve radyoaktif atıklara bağlı diğer hastalıkların oldukça yaygın olduğu bu bölgeye herhangi bir ilaç yardımı yapılmayışıdır.
Aslında Mao ve onun takipçileri, yaptıkları bu zulümlerle tarih boyunca süregelen inkarcı tavrın bir örneğini sergilemişlerdir. Bu açıdan Mao'nun uygulamaları, iman ettikleri için sahabeleri yurtlarından süren Mekkeli müşriklerle, içinde yaşadığı toplumun putlarını reddettiği için Hz. İbrahim'i ateşe atan Nemrud'la, kendisini ilah olarak kabul etmeyip Hz. Musa'ya uydukları için İsrailoğulları'nın çocuklarını katleden Firavun'la büyük benzerlikler göstermektedir.
Tüm bu inkarcı despotların ortak özelliği, kendilerine en büyük düşman olarak hak dini ve bu dini yaşayanları görmeleridir. Ve bu düşmanlıkları büyük bir öfke ve kine dönüşmekte, akıl almaz işkencelerle ve zulümlerle inananları imanlarından döndürmeye çalışmaktadırlar. Ancak tüm bunları yaparken unuttukları çok büyük bir gerçek vardır. O da herşeyin sahibinin Allah olduğu ve zaferin sonunda muhakkak Allah'ın ve inananların olacağıdır. 
Çocuk katliamının bir başka örneği de, Çin'deki iletişim ve haberleşme yasaklarına rağmen dünya basınına yansıyan Hubei eyaletinin Caidian köyünde yaşanan olaydır. İngiliz The Times gazetesinde, tüm dünya kamuoyunu dehşete düşüren bu vahşet şu şekilde aktarılmıştır:
Dünya kamuoyu tarafından dehşetle karşılanan bu olayda, bir bebek doğar doğmaz Çinli yetkililer tarafından ailesinin gözü önünde boğularak öldürülmüştür. Aile planlaması politikasına rağmen dördüncü çocuğuna hamile kalan bir anneye, önce çocuğunu öldürmek üzere iğneyle ilaç verildi. Ancak buna rağmen çocuk sağlıklı doğunca, doğumun ardından çocuğun babasına çocuğunu hastanenin dışında öldürmesi için emir verildi. Çocuğunu öldürmeyi reddeden baba, çocuğu bir binanın girişine bırakıp kaçtı. Kısa bir süre sonra bebeği bulan bir doktor, annesine teslim etti ve çocuğun ve annenin tedavisini yaptıktan sonra evlerine gönderdi. Ancak evlerine gittiklerinde nüfus planlama dairesinin yetkilileri onları beklemekteydi. Bebeği zorla alan yetkililer, ailesinin gözleri önünde bir pirinç tarlasında çocuğu boğarak öldürdüler
Bu
adam
sizce
ne
yiyor?
TAIWAN ve ÇİN'DE YEMEK DİYE YEDİKLERi ŞEY DAHA DOĞMADAN ÖLEN CENİN veya KüRTAJ İLE ALINAN 4-5 AYLIK BEBEKLER !..
Hastanelerden 50-70 $ karşılıgında alınıyor!..
İşte İnsanlıkla ilgisi olmayan zalim Çin'in gerçek yüzü

Çocuklar haşlanıyor, kızartılıyor, meze yapılıyor ve sonra da sofraya götürülüp hunharca .........
insanlık sizden utanç duyuyor...

Dünyadaki bütün canlıların etlerinden yemek hazırlayarak onu, Yüesey (Guandong kızartması) diye adlandırarak Çin lokantalarına satan Çinli teröristler sokaklarda yalnız dolaşan insanları yakalayıp götürerek Lokantalarının mutfaklarında çeşitli yemekler hazırlayarak satışa sunmaktadırlar. Çin hükümeti zaman, zaman bazılarını ifşa ederek cezalandırsa da çoğunluğuna göz yummaktadırlar. Çünkü Çinli yetkililerin bir çoklarının bu türden özel yemeklere düşkünlükleri biliniyor.Doğu Türkistanlı Uygur,Kazak, Kırgız büyükler dinlemeyen çocuklara "seni çinliler tutup öldürüp yerler, eve erken dön"-diye nasihat ediyor bile.
Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin, sosyal güvenliğini sağlayabilmek için uzun yıllardır aile planlamasına özel bir "önem" vermekte ve bunu çeşitli kanuni yaptırımlarla düzenlemeye çalışmaktadır. Ne var ki Allah korkusunun olmadığı, dini ve manevi tüm değerlerin yok sayıldığı bir toplum yapısında böyle bir düzenleme büyük bir vahşete dönüşebilmektedir. Çin'de ailelerin bilinçlendirilmesi ve çeşitli tıbbi yöntemlerle kolaylıkla sağlanabilecek bir planlamanın yerine, çocukların anne karnında veya doğduktan sonra katledilmesi yöntemiyle nüfus planlaması yapılmaktadır. Kuşkusuz bu, dinden uzak yaşayan, manevi değerlerini yitirmiş bir toplumun içine düştüğü duyarsızlık ve vicdansızlığın boyutunu gösteren ibret verici bir durumdur.
Hiç kimse Çin'de tam olarak kaç kadının zorla kürtaja maruz kaldığını bilmemektedir, ama bu oran %1 dahi olsa, bu durumda milyonlarca çocuğun katledilmiş olduğu ortaya çıkmaktadır.
Bu canilerden ne beklenir...
1998 yılında Çin'den ABD'ye iltica eden ve yaşadığı bölgede "aile planlamasından" sorumlu olan Gao Xiao Duan isimli yetkilinin itirafları tüm dünya kamuoyunun dikkatini bir kez daha Kızıl Çin'in bu ilkel uygulamasına çekti. Çin'de kadınların çocuk sahibi olmamaları için nasıl zorla kısırlaştırıldıklarına, annelerinin karnından alınan çocukların nasıl ölüme terk edildiğine şahit olan Duan yaşadığı olayları yaptığı basın toplantısında tüm dünyaya anlatmıştı. Anlattığı olaylardan birinde 9 aylık hamile olan bir kadının evraklarının üzerinde "doğum yapamaz" ibaresi yazılı olduğu için çocuğunun nasıl elinden alındığını şöyle dile getirmişti:
Ameliyat odasında, alınan çocuğun dudaklarını nasıl emdiğini, kollarını nasıl gerdiğini gördüm. Bir doktor zehiri beynine enjekte etti, çocuk öldü ve bir çöp kovasına atıldı. Dünyanın gözlerini kapattığı bu zulüm daha ne kadar sürecek. İdamsız gün geçmeyen Doğu Türkistan'da, daha kaç kardeşimiz ölecek, bu acıları kardeşlerimize yaşatan Zalim Çin, biliyoruz ki Yüce ALLAH'ında bir hesabı var...
Dualarımız sizlerle şanlı Uygur Türk'leri

İnanıyoruz ki zulmetmeden intikam alan
"ALLAH"
bunların hesabını elbet soracaktır...
SAYGI VE MUHABBETLE ALPEREN OCAKLARI GENEL MERKEZİ
Yorumlar (8) 05.06.2008. 19:30
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sitemiz Subat 2007 den itibaren toplam 2651361 kez ziyaret edilmiştir. Ziyaretçilerin 6002 tanesi sitemize üye olmuştur.
RSS XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Uyumlu