Alperen Ocakları Genel Merkezi Resmi Sitesi

İslam ve Terör Yan Yana Anılamaz

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, 1 Mayıs kutlamaları ile ilgili yapılan açıklamaları eleştirdi.
Yazıcıoğlu, ''İşçilerimiz için bayram olarak ayrılan ve işçi sorunlarının tartışılması gereken 1 Mayıs, şimdi bir korku günü, endişe günü, bir gerilim günü ve kaos öncüsü ve habercisi olarak adlandırılıyor. Bundan üzüntü duyuyoruz'' dedi.

Bayram olması gereken günlerin kavga ve endişenin vesilesi haline getirilmek istendiğini belirten Yazıcıoğlu, 1 Mayıs'ın, adına yakışır biçimde kardeşlik içerisinde kutlanması temennisinde bulundu.
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak üzere İngiltere'ye gitti. Hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda açıklama yapan Yazıcıoğlu, Türkiye'nin ''bir gerilim ve çatışma'' ortamına sokulmak istendiğini söyledi.
Son günlerde 1 Mayıs kutlamaları ile ilgili İstanbul Valisi ve sendika yöneticilerinin açıklamalarını eleştirerek, ''İşçilerimiz için bayram olarak ayrılan ve işçi sorunlarının tartışılması gereken 1 Mayıs, şimdi bir korku günü, endişe günü bir gerilim günü ve kaos öncüsü ve habercisi olarak adlandırılıyor. Bundan üzüntü duyuyoruz'' dedi.
Yazıcıoğlu, 1 Mayıs kutlamalarının Taksim'de yapılabilmesi için sendikaların hukuki zeminde haklarını araması gerektiğini ifade ederek, işçi ve işveren sendikalarını sağduyuya davet etti.
''Bayram günü olması gereken günler, kavga ve endişenin vesilesi haline getirilmek isteniyor'' görüşünü ifade eden Yazıcıoğlu, 1 Mayıs'ın, adına yakışır biçimde kardeşlik içerisinde kutlanması temennisinde bulundu.

Yazıcıoğlu, İngiltere'de Türk Toplum Temsilcileri İle görüştü

İngiliz Parlamentosu’nun davetlisi olarak 3 günlük ziyarette bulunmak üzere Londra'ya giden Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Londra'daki temasları çerçevesinde Süleymaniye Kültür Merkezi'nde Türk toplum temsilcileriyle bir araya gelerek sohbet etti. Muhsin Yazıcıoğlu’na Genel Başkan Yardımcıları Dr. Ahmet Şanverdi, Metin Gündoğdu, Mehmet Efe ve beraberindeki heyet eşlik ediyor. 

Yazıcıoğlu, İngiliz Parlamentosu’nun davetlisi olarak Lordlar Kamarası'nda düzenlenecek toplantının yanı sıra, Londra Üniversitesi'nde bir konferansa ve Türk İngiliz Ticaret Odası'nda çeşitli programlara katılacak. Londra'daki temaslarını anlatan Muhsin Yazıcıoğlu, geleceğin dünyasında Türkiye'nin yeri ve misyonunu ifade etmeye çalışacaklarını belirtti. Amaçlarının Türkiye'nin menfaatleri yönünde açılımlar sağlamak olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, "Buradaki temaslarımız sırasında Türkiye'nin jeopolitik konumu, geleceğin dünyasında Türkiye'nin yeri ve misyonunu ifade etmeye çalışacağız. Türkiye, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya coğrafyasına uzanan yerinde, derin bir kültüre sahiptir. Asırlarca imparatorluk geleneğini elinde tutmuş milli bir devlete sahiptir.

Türkiye bu tarihi mirası değerlendirdiği takdirde istikrarlı bir ülke olarak çok büyük bir avantajı elinde bulundurmaktadır. Suni gündemlerin ve günlük tartışmaların üstüne çıkarak Türkiye'ye gelecek perspektifi yakalamak, aslında siyasetçilerimizin iş olmalı" dedi.
İngiliz Parlamentosu’nun ve Lord Ahmet’in davetiyle ilgili konuşan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: "Lord Ahmet, kişiliği münasebetiyle İslam'ın terörle birlikte anılmasına daima tepki koymuştur. İnanç değerleri arasındaki münasebetlerin çatışma üzerine değil diyalog üzerine kurulmasını isteyen bir kişidir. Bizim kendi fikirlerimizi parlamento zeminine taşımamızı istediler. Biz ne gördüysek onu söyleriz. Eleştirilecek şeyleri orada da söyleriz burada da söyleriz. Hedef herhangi bir şekilde yeni gerilimleri oluşturmak değil, herhangi bir açık yakalamak değil. Dünyamızın sorunları var, küresel ısınmadan, çevre tahribatına varana kadar. Dünyada insanlığın hizmetine verilecek kaynakların hovardaca harcanması var. Kimse kimseden kopuk değil bu dünyada. O yüzden daha adil ve barışçıl bir dünya için hepimizin sorumlulukları var."

Son olarak Türkiye'de yaşanan tartışmalara değinen Yazıcıoğlu, Türkiye'nin var olan tüm sorunlara rağmen, bunları demokrasi içinde çözebilecek kapasitede olduğunu söyledi. Demokrasiye ara verildiğini ve darbeler yaşandığını ancak Türkiye'nin her defasında kendi iradesiyle demokrasiyi tercih ettiğini anlatan Yazıcıoğlu, "Türkiye, sürekli kendini yenileme çabası içindedir. Türkiye'de şu an var olan sorunların da biz yine demokrasi içinde çözülmesini umut ediyoruz. Türkiye kendi içinde birliğini, dayanışma ruhunu temin edebildiği zaman onun önünü tutabilecek hiçbir şey yoktur. Demokrasi kültürünü bütün kural ve kurallarıyla yerine oturtursa, bir hukuk devleti olma vasfıyla, sorunlarını gerilimsiz ve kavgasız bir şekilde çözebilirse Türkiye'nin önünde inanılmaz avantajlar oluşur" diye konuştu. Bir soru üzerine parti olarak, siyasal partilerin kapatılmasına karşı olduklarını belirten Yazıcıoğlu, "Siyasi eylemlerde bulunmuş olmasından dolayı siyasal partilerin kapatılmasına şahsen karşıyım" dedi. Yazıcıoğlu, "Keşke zamanında bazı değişiklikler yapılabilmiş olsaydı. Araba devrilmeden önce tedbir alınabilmiş olsaydı. Bütün bunlara rağmen, birtakım sarsıntılar geçirebilir ancak Türkiye kendi rotasını bulabilecek kapasiteye sahiptir " şeklinde konuştu. 

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun 30 Nisan 2008 tarihinde İngiltere Parlamentosu’nda yaptığı konuşma. 

Saygıdeğer Lord Ahmet of Rotherdam, 

Değerli Lordlar, Sayın milletvekilleri ve değerli dostlar

Sözlerime başlamadan önce, huzurlarınızda, bizleri bu tarihi mekânda konuşma yapmaya davet eden Dostum Lord Ahmet’e teşekkür ediyor, bu tarihi mekânda sizlerle beraber olmaktan son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum.

Değerli dostlar,

Türkiye'nin Doğu ile Batı arasındaki "köprü rolü", dünya siyasi literatüründe çok sıkça gündeme getirilen bir konudur. Türkiye'nin hem Doğu'ya hem Batı'ya dönük iki yüzü değerlendirildiğinde söz dönüp dolaşıp Türkiye’nin üstlenebileceği yapıcı role getirilir. Bu çerçevede Türkiye, hep Doğu ile Batı arasında bir köprü olarak tarif edilir. Bu tarif hem tarihi hem coğrafi açıdan son derece doğrudur, ancak biraz eksiktir; zira Türkiye, Doğu ve Batı arasında köprü konumunun yanında bir bakıma Kuzey ve Güney’i de bağlamaktadır. Rusya Cumhuriyeti ve Karadeniz’e kıyısı olan diğer devletlerin sıcak denizlere açılabilecekleri yegâne kapının Türkiye olduğu unutulmamalıdır. Karadeniz’den hareket eden gemilerin Akdeniz’e ve oradan okyanuslara açılabilmesi ancak Türkiye üzerinden olabilmektedir.

Soğuk Savaş yıllarında Türkiye'nin Doğu-Batı arasında köprü olabilme misyonunu yeterince yerine getirebildiği söylenemez. Unutulmamalıdır ki, sürekli gönderme yapılan "köprü konumu" ya da "köprü rolü"nün ifa edilebilmesi ancak siyasi, askeri, stratejik ve uluslararası konjonktürün uygun olmasıyla mümkündür. Oysa soğuk savaş döneminde Türkiye Cumhuriyeti Devleti zaten bir taraftı. NATO’nun aktif bir üyesi olan Türkiye, bu haliyle problemin de bir tarafı konumundaydı. Dolayısıyla O dönemde Türkiye’nin köprü olma rolü kendiliğinden yok olmuştu.

Soğuk Savaş'ın sona ermesi, Türkiye ve dünyada bazı çevrelerin "Türkiye’nin stratejik önemi azalacak" tezini savunmalarının tam aksine, Türkiye'nin "uluslararası stratejik statüsü"nü yükseltti. Soğuk savaşın sona ermesi teoride ve pratikte Türkiye’ye tarihinde hiç sahip olmadığı avantajlar getirmiştir. 21. yüzyılda Türkiye, Soğuk Savaş döneminin tersine NATO’nun öncü kuvveti olması hasebiyle Sovyetler Birliği’ne tampon olmanın çok üzerine çıktı ve dünyanın en önemli ülkelerinden biri haline geldi.


Kanaatimizce, Soğuk Savaşın sona ermesi ve Sovyetler Birliği’nin dağılması, Türkiye’ye yeni stratejik kapılar açtığı gibi, 21. yüzyıl için çok önemli bir sorumluluğu da beraberinde yüklemiştir.

Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Orta Asya ve Kafkaslarda enerji kaynakları ve yeraltı zenginlikleri acısından son derece zengin coğrafi ve jeopolitik açıdan hayati öneme haiz Türkiye ile aynı tarihi, aynı medeniyeti, aynı dini paylaşan yeni bağımsız ülkeler tarih sahnesine çıkmıştır. Bu ülkelerle hem din, hem dil birliğine sahip olan Türkiye, geçmişiyle olduğu kadar bugün sahip olduğu çağdaş ve demokratik yönetimiyle de söz konusu bölgede birleştirici rolünü üstlenebilecek tek ülkedir. Türkiye’nin bu birleştirici uzlaştırıcı rolü bihakkın yerine getirildiğinde ortaya çıkacak sonuç hem söz konusu ülkeler hem Batı dünyası hem de Türkiye için çok ciddi manada stratejik avantajlar içerecektir. Daha da önemlisi Türkiye için burada söz konusu olan siyasi nüfuz alanı sadece Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile sınırlı değildir.

Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu üçgeninde kilit noktada bulunan Türkiye, coğrafi olarak enerji hatlarının geçtiği noktada bulunmaktadır. Rusya ile son yıllarda geliştirilen ilişkiler ve Rusya ile İran’dan gelen gazın Türkiye üzerinden Batılı tüketici devletlere pazarlanacak olması da Türkiye’ye ayrı bir önem vermektedir 

Liderimizin konuşmasının devamı için linki tıklayınız

http://www.bbp.org.tr/?doc=haber_detay&id=2460&kategori=HABER

01.05.2008. 16:15

BAYRAMPAŞALI ALPERENLER - 12.05.2008. 18:30

Seni kursunların ıslık çaldığı günlerden tanıyoruz...
Cesurdun, yiğittin....Kanımız Aksada Zafer İslamın diye bagırıyordun...

Seni zindanlardan tanıyoruz...2.5 metrekarelik zindanlarda...
Gözlerin bozulmasın diye bir deste maydanoza baktıgın,
diş macununu dava arkadaşlarınla paylaştıgın günlerden...
Yılkılmadın, satmadın eğilmedin....

Seni mamak zindanlarında indirdiğin hatimlerden tanıyoruz...
İmanınla iskencelerden yiğitçe cıktın...
Cesurdun, yiğittin ve dahası liderdin...


---MUHSİN YAZICIOĞLU---

YESEVİ ALPEREN - 08.05.2008. 21:51

İnsanları eksik bilgilerle yetiştirirseniz cahil olur cahillik ise düşmanlıkları körükler.Kişi bilmediğinin düşmanıdır İslam dini sevgi ve kardeşlik dinidir sürekli iyilik ve merhametten ,yardımdan,hak ve adaletten bahseden ve iyi şeyleri emreden semavi son dindir işlerine geldiği şekilde islamiyeti karalamaya ve müslümanları şiddetin bir cebhesi gibi göstermeye kalkan güya sözde ilerici batı medeniyeti kandırmacası maskesi altında ikiyüzlü şeytani şiddeti teşvik eden kan içici vampirler vardır işte ırak işte somali işte bosna ,işte karabağ işte afganistan işte çeçenya,filistin her taraf kan hertaraf şiddet şimdiki senaryo lüpnan parçalayıp yutacaklar TÜRK MİLLETİ olarak uyanık olmalıyız genel başkanımızın çabaları takdire şayandır herne hikmetse bizim siyaset ve devlet adamlarımız kendi memleketlerini ecnebilere gammazlamaya alışmışlar düşmandan sürekli medet umuyorlar fakat güçlü bir lider bu işe hayır diyerek memleketini ecnebilere şikayet etmemiştir bu şerefli lider ğelecegin güçlü Türkiye'sinin ve Türk dünyasının mazlum milletlerin yeni lideri TÜRKMEN BAŞBUĞU MUHSİN YAZICIOĞLU'DUR YOLUMUZ YOLUN OLSUN .YESEVİ ALPEREN 038

y.kurt - 06.05.2008. 14:08

can gardaşlar.hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım.ben yaklaşık birkaç haftadır siteye giremiyorum.ama iyiki bu site var.yoksa inanın davamı paylaşacak kimse yok.buradan değerli liderimiz başbuğumuz muhsin yazıcıoğluna saygılarımı sunarım.kendilerinin lordlar kamarasında yaptığı konuşmayı gazetede okumuştum.ama tam metni okumak bu güne nasip oldu.kendilerine çok teşekkür ediyorum.başımızdan eksik etmesin Allah seni başbuğum.ömrün uzun,bahtın açık olsun.ALLAHA EMANET OLUN ALPERENLER...

emre karaaslan - 01.05.2008. 17:05

başbuğumuz ingilizlere nezaket dersi vermiş Türkiyenin jeo - politik ve jeo - stratejik konumu ile ilgili yerinde tespitlerde bulunmuş Allah başımızdan eksik etmesin
ALLAH MÜSLÜMAN TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN!!!

Yorum yaz

:

:

:

Kullanıcı Menüsü

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

 
 

Anket

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılmalı (2765)

Kalmalı (192)

Yeniden Yapılandırılmalı (1338)


Toplam 4295 kişi oy kullanmış.

1

Sayaç

1

Sitemiz Subat 2007 den itibaren toplam 2651435 kez ziyaret edilmiştir. Ziyaretçilerin 6002 tanesi sitemize üye olmuştur.

Sitede Kimler Var

Şu anda sitemizde 73 ziyaretçi ve 1 üye bulunmaktadır:

reis0629

Alperen Ocakları RSS BeslemesiRSS XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Uyumlu

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 | Alperen Ocakları Genel Merkezi
Tel: (+90 312) 232 03 81 - Belgegeçer: (+90 312) 232 03 82 | G.M.K. Bulvarı 47/21 - Maltepe / Ankara