Alperen Ocakları Genel Merkezi Resmi Sitesi

Genel Başkanımızın Zaman Gazetesindeki Yorumunun Tam Metni

Avrupa’dan Asya’ya yeni ipek yolu ve enerji koridoru projeleri ile ilgili müzakereler devam ederken, bu projelerde Türkiye devre dışı bırakılmak istenirken ve Karadeniz üzerinden Ermenistan’a uğrayan bir güzergah düşüncesinde birileri mutabakata varmışken, Türkiye’nin bu projede devre dışı kalmaması, yani yüz milyarlarca dolardan olmaması için bize “Ermenistan’la olan ilişkilerin düzeltilmesi” şart koşulurken, ABD’de Ermeni Tasarıları masadayken ve Musevi kuruluşları ilk defa bu konuda Türkiye’nin aleyhine bir lobicilik yaparken, AKP iktidarının ve devleti idare edenlerin ekonomik ve sosyal meselelerle ilgili yeni düşünce şekilleri tasarlanmışken, milliyetçilik manik-depresif bir hal gibi algılanmaya başlanmış ve “ulusalcı cinnet” tedavüle iyiden iyiye sokulmuşken, yani 2007 senesinin Ocak ayında, Hrant Dink öldürüldü.

Küresel tasarımları ve bölgesel politikalardaki tezahürlerini bir kenara bıraktığımızda da hadisenin ilginç neticeleri vardır. Ermeni Diasporası ile soykırım kavramı dahil bir çok konuda ihtilafı olan Hrant Dink Türkiye için önemli bir kozdu. Türkler bu kozu yitirmekle kalmadı, Hrant adeta “efsanevi bir Ermeni milliyetçisi” haline getirildi ve Ermeni diasporasının eline bir kurşunla birkaç kuş verilmiş oldu. Nereden bakarsanız bakın, 19 Ocak 2007 saat 15:00 Türkiye ve Türk milliyetçileri için çok talihsiz bir andır.

Analitik düşünmekten nasibini alamamış, bu tür vahşiliklerin milliyetçilere-muhafazakarlara en ufak bir “faydasının” olamayacağını anlayamayacak kadar ilkel düşünen, öbür taraftan da manzarayı okumasına, gerçekleri kavramasına rağmen “fırsat bu fırsat” diyenlerin iddiasına göre suçlu milliyetçilik ve milliyetçilerdir. Tabiri caizse tetiği çekenlerin “hangi motivasyon unsurları ile gaza getirildiği” ile fazlasıyla ilgilenenler, bu çirkin cinayetin gerçek sebepleri ile her nedense ilgilenmemekte ve adeta bu elim cinayetin tadını çıkartmaktadırlar. İşte bir fırsat yakalanmış ve kin kusmanın tam sırası gelmiştir: “Milliyetçilik (milliyetçiler) kötüdür ve her görüldüğü yerde başı ezilmelidir.”

Bu toprakların adı yeni konulmuş olan kadim milliyetçilik anlayışı ile literatüre “nasyonalizm” olarak geçmiş kavram arasında muhteva farkları gündüzle gece kadar ortadadır. Benedict Anderson’un “Hayali Cemaat” olarak tarif ettiği “kurgusal yeni ulus” fikrinin tuhaf müntesipleri olan nevzuhur ulusalcıların anlayışı nasyonalizme tam muadil olabilir. Ama bizim; medeniyetinin en önemli mimarı devşirme Mimar Sinan, milli şairi Arnavut Mehmet Akif Ersoy, en önemli ideolojik teorisyeni Arap Seyyid Ahmet Arvasi olan ve “sevmek” önkoşulu olarak Türkmen etnik kökeninden gelmeyi değil, buralı, yerli, milli olmayı kabul eden Türk milliyetçilerinin, ne nasyonalizmin bu topraklardaki akrabaları olan etnisist milliyetçilikle, ne resmi ideoloji milliyetçiliği ile, ne de ulusal sol anlayış ile bir kan bağı bulunabilir. Yani Hrant Dink cinayeti ile milliyetçilerin alakasızlığı izah edilirken, yalnızca “menfaatlerimize uygun değil” argümanı kullanılmamakta, milliyetçilerin, bu toprağın ruhunun, böyle sapıklıklara duygu olarak, düşünce olarak, eylem ve söylem olarak ne derece uzak olduğu da dikkatlere sunulmaktadır.

Evet biz; 1000 yıldır bu topraklarda komşuluk ettiklerimizin etnik kökenine ve dinine bakmaksızın, hoşgörü içinde yaşamayı bilen ve bu ahenkli ilişkiden büyük bir medeniyet inşa eden Osmanlı’nın torunları, Türk milliyetçileri… Hrant Dink’i öldürmedik. Öldürenleri benimsemedik.

Basınımızdan ve gündem tasarımcılarından şunu istiyoruz: Milliyetçi-muhafazakar-ülkücü hassasiyetlere sahip olan gençlere bu gibi cinayetleri işleyen canileri rol model olarak takdim etmeyin. Milliyetçi örgütlerin ikliminin bozulmasına, insan kalitesinin düşmesine ve milliyetçiliği bir cinnet hali olarak icra eden bilinçsiz gençlerin zuhur etmesine defakto da olsa hizmet etmeyin. Vatan-millet gibi kavramların savunuculuğu ile ilgili haber ve yorumlarınızda militarist öğelerden kaçının. Milliyetçi gençler bu ülkenin ilmî, fikrî ve iktisadî teminatıdır. Kendi bindiğiniz dalı kesmeyin. Kaybedilen nesillerin değeri, gözünüzde haber değeri kadar olmayabilir. Ama milli ve manevi hassasiyetleri olan gençlerin yanlış yönlere kanalize edilmesi orta ve uzun vadede sizin menfaatlerinize de zarar verebilir.

Harcananlar, harcayanlar, kullananlar, göz yumanlar, gaz verenler, durumdan vazife çıkaranlar ve suçlayanlar… Farklı siyasal kompartmanlara, hatta farklı etnik kökenlere, farklı inançlara sahip olabiliriz. Ama unutmayın. İnsanların ten renkleri farklı olsa da göz yaşları aynıdır.

Alperen Ocakları Genel Başkanı
Eyüp Gökhan Özekin


Metnin Kaynağı: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=639682

18.01.2008. 13:42

ALPER TUNGA KARAKAYA - 21.01.2008. 17:16

MUHSİN BAŞKANIMA SAYGILARIMI VE SELAMLARIMI BİLDİREREK SÖZLERİNİN BÜTÜN ALPERENLERE NASİHAT DERECESİNDE OLDUGUNU VURGULUYORUM

BİZ BU TOPRAKLARA 1071 DE MALAZGİRTTE KÜRTLERLE GİRDİK KURTULUŞ MÜCADELESİNE ŞU ANDADA İÇİMİZDE MEVCUT BULUNAN BU TOPRAKLAR İÇİN CANINI VERMİŞ KÜRT TÜRK ALEVİ SUNNİ LAZ ÇERKEZ ABAZ HATTA ERMENİ VE DAHA NİCELERİNİNDE BU TOPRAKLAR ÜZERİNDE HAKKI OLDUGUNU KABUL EDİYORUZ ANCAK TEK İDOLOJİ VE İNANCA SAHİP BİR TOPLUM OLMA YOLUNDA İLERLEMLERİNİ BU İDOLOJİNİNDE ÖNCE VATAN OLDUGUNU ANLAMALRINI İSTİYORUZ PENDİK ALPEREN OCAKLARI

onur(R.S) - 19.01.2008. 17:49

Sayın Başkan ve Değerli Dava Arkadaşları;19 Ocak 2007 günü Milliyetçi duyguların ve Düşüncelerin ağır basmasını sebep gösteyerek Hrant Dink in sokak ortasında öldürülmesi Türkiye demokrasisi için utanç, milliyetçi camia için dönüm noktası değeri taşımaktadır. Milliyetçiliğin ve vatan sevgisinin ne olduğu bilmeden, öğrenmeden bu eylemi milliyetçiliğin arkasına sığınarak gerçekleştirmek bu kişilerin hangi derecelerde ve nerelerde milliyetçiliği öğrendiklerini(?) ortaya koymuştur. Bu olay milliyetçiliği kendi tekellerinde olduğunu düşünmekte olan kişi, kurum ve oluşumların içi boş milliyetçi yetiştirdiklerini gözler önüne sermiştir. Sayın başkanın bu davayı üstlenmesinden bu yana gerçek milliyetçilere olan özlemin biteceği, milliyetçilik ve vatan sevğisin eskisi gibi, korkulan değil sevilen ve saygı duyulan bir misyon yükleneceğinden hiç şüphem yoktur. Milliyetçilerin İTTİHAD-I ANASIR (İmparatorluk sınırları içerisinde yaşamakta olan dini, etnik grupların birliği ) kavramını anlamak ve yaşatmak için çaba harcamak gerekmektedir kanaatindeyim. Devletin Bekasına Helal getirmeyecek bir yolun bulunması önceliğin devletin İHYA sı olduğunu anlamak önceliğimizdir. Beşeri anlamda İNSAN İHTİYACATI ZAMANİYEYİ TAKİP ETMELİ İCAB—I ASR U ZAMANA UYGUN HAREKET ETMELİDİR. . SAYGILARIMLA

Abdullah Gürgür - 18.01.2008. 14:55

Sayın genel başkan ifadeniz ve uslubunuz yıllardır aslında bu şuuru içine sindirmiş bir teşkilatın hissiyatlarına tercuman olabilmek noktasında bizler için buyuk bir nimet ve fırsattır. Yonetimde bulunduğunuz bu surecte Alperen ocaklarının Turkiye gundeminde hak ettiği yeri alabileceğini düşünüyor değerli dava arkadaşlarımında bu sureci bir fırsat bilip sizlere yapacakları faaliyetlerle ellerinden gelen desteği vermesi için şu an libyada bulunmam hasabiyle sadece dua edebiliyorum.

Allah yar ve yardımcınız olsun.

Abdullah GÜRGÜR
Harita Mühendisi
Almarj/Libya

Yorum yaz

:

:

:

Kullanıcı Menüsü

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

 
 

Anket

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılmalı (2765)

Kalmalı (192)

Yeniden Yapılandırılmalı (1338)


Toplam 4295 kişi oy kullanmış.

1

Sayaç

1

Sitemiz Subat 2007 den itibaren toplam 2651453 kez ziyaret edilmiştir. Ziyaretçilerin 6002 tanesi sitemize üye olmuştur.

Sitede Kimler Var

Şu anda sitemizde 74 ziyaretçi ve 1 üye bulunmaktadır:

reis0629

Alperen Ocakları RSS BeslemesiRSS XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Uyumlu

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 | Alperen Ocakları Genel Merkezi
Tel: (+90 312) 232 03 81 - Belgegeçer: (+90 312) 232 03 82 | G.M.K. Bulvarı 47/21 - Maltepe / Ankara