Alperen Ocakları Genel Merkezi Resmi Sitesi

Ayşe Tatile Çıktı!

'Kıbrıs Barış Harekatı'

 

 

İkinci Kıbrıs Barış Harekatı, 'Ayşe tatile çıktı' parolasıyla başladı

Türkiye ve Yunanistan’ın da katıldığı müzakere süreci, 15 temmuz 1974’teki Rum-Yunan darbesiyle sonlandı. EOKA içindeki ayrılıklar sonucu, Ulusal Muhafız Örgütü Cumhurbaşkanı Makarios’u devirdi ve EOKA-B önderi Nikos Sampson’u ‘Cumhurbaşkanı’ ilan etti. Makarios, Kıbrıs’ı terk etti.

Türkiye, Ada’da ‘enosis’ idealinin tekrar canlandığını görünce, Garanti Anlaşması uyarınca İngiltere’yi ortak hareket etmeye çağırdı. Ancak bu çağrıya İngiltere olumsuz yanıt verdi. Bunun üzerine, Türk çıkarma gemileri 20 temmuzda denizden çıkarma ve havadan indirmelerle Girne bölgesini kontrol altına aldı.

Yunan birliklerinin Ada’da ‘garantör’ olarak bulunan Türk birliğine saldırması ise, çarpışmaların Ada geneline yayılmasına neden oldu. 22 temmuzda BM’nin çağrısına uyularak ateşkes ilan edildi.
Türkiye’nin ‘Kıbrıs Barış Harekatı’ adını verdiği çıkarma sonrası Kıbrıs’ta Sampson, Yunanistan’da da askeri cunta devrildi.

Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekatı’nın perde arkasında, Ada halkını korumak kadar Türkiye'nin stratejik çıkarlarının Yunanistan'a karşı korunması da yatıyordu. Harekat, Kıbrıs Türk toplumunun varlığını güvence altına alması açısından önemliydi ve bu sayede ‘enosis’in gerçekleşmesi, bir başka deyişle Ada’nın Yunanistan'a ilhakı önlendi.

30 temmuzda imzalanan Cenevre Anlaşması’nda Kıbrıs'ta fiili olarak ‘iki ayrı ve otonom yönetim’ bulunduğunun altı çizildi:

  • 1960 Anlaşmaları ve BM'nin 20 temmuz 1974 tarihli kararları dikkate alınarak, Kıbrıs'ta yeni önlemler alınacaktır.
  • Her iki taraf askerleri de 30 temmuz 1974 günü saat 20.00'de bulundukları yerlerde kalacaklar ve genişlemeyeceklerdir. Türk kuvvetleri etrafında, genişliği sonradan belirlenecek bir tampon bölge kurulacak ve bu bölgeye BM Barış Gücü hariç, hiçbir kuvvet girmeyecektir. Yunan ve Kıbrıs kuvvetleri, işgal ettikleri Türk yerleşim bölgelerinden derhal çıkacaktır. Bu bölgeler BM Barış Gücü'nün kontrolüne verilecektir. Karma köylerde güvenlik, BM Barış Gücü tarafından sağlanacaktır.Bütün esirler değiştirilecektir.
  • Kıbrıs'ta bulunan yabancı kuvvetler, karşılıklı barış, güvenlik ve karşılıklı itimat tesis edildiği ölçüde azaltılacaktır.
  • Bölgede barışın sağlanması ve Kıbrıs'ta anayasal bir hükümetin kurulması için bundan sonraki      görüşmelere 8 ağustos 1974 
     
    TAŞKENT KATLİAMI
    Eski EOKA'cı 67 yaşındaki Andreas Dimitriu’nun, Kıbrıs Türklerine 30 yıl önce uygulanan Taşkent katliamıyla ilgili itirafları...

    • ''Rum polisi ve birkaç gönüllü olarak Taşkent'e Kıbrıslı Türkleri toplamaya gittik, ertesi gün ise Türk mahallesine gittiğinde Hirokitia'dan gelen bazı askerlerin intikam almak amacıyla
    bazı genç Kıbrıslı Türk kadınlara tecavüz ettiklerini öğrendim... Bunun üzerine Kıbrıslı Türkler korktukları için kendiliğinden okulda, Kıbrıslı Türk kadınlar ise Türk mahallesindeki birkaç evde toplandılar...”
    • ''Okuldaki Kıbrıslı Türklerin Limasol'a götürülmek üzere askerler tarafından otobüslere bindirildiğini akşam eve gelince öğrendim... Birkaç gün sonra Mari (Tatlısu) köyünden bir Kıbrıslı Türkten, otobüsteki Kıbrıslı Türklerin öldürüldüklerini ve sadece bir tanesinin

    kurtulduğunu öğrendim...”
    • ''O zamanlar böyle şeyler oluyordu. Tüm Kıbrıs'ta olanın dışında biz ne yaptık! Bizim

    esirlerimizle değiştirilmesi amacıyla savaşabilen herkesin toplanması emri gelmişti. Biz ne yaptıysak devletin yasal güçleriyle birlikte yaptık...''
    • Evlerinden 14 ağustos 1974'te zorla alınan ve topluca öldürülen 89 Kıbrıslı Türk dozerlerle açılan çukurlara gömülmüştü.

    günü başlanacak, buna Türk ve Rum Kıbrıs Temsilcileri de katılacaktır.

    Müzakere sürecinin de tekrar başlatılmasına atıfta bulunulan anlaşmaya karşın Yunanistan, uzlaşmaya yanaşmadı ve şiddet eylemlerine devam etti.

    Bunun üzerine Türkiye, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızı ‘Ayşe’yi tatile göndermeye’ karar verdi ve ikinci Barış Harekatı 14 ağustosta bu şifreyle başladı. Türk ordusu Ada’nın yüzde 37’sini kontrol altına alacak kadar ilerledikten sonra ikinci harekatı 16 ağustosta sona erdirdi.

    1975: Nüfus mübadelesi gerçekleşiyor

    13 şubatta ‘Kıbrıs Türk Federe Devleti’ (KTFD) kuruldu. İlan sonrası BM Güvenlik Konseyi, sorunun çözümü için BM Genel Sekreteri’ne ‘iyi niyet misyonu’ veren kararı kabul etti. İyi niyet misyonu, sorunun çözümünde arabuluculuk ve hakemlikten çok, müzakere sürecini kolaylaştırmayı amaçlıyordu.

    Aynı yıl içerisinde bir de nüfus mübadelesi gerçekleşti. 2 ağustosta Avusturya’nın başkenti Viyana'da BM, Türk ve Rum liderleri arasında bir Nüfus Mübadele Anlaşması yapıldı ve BM Barış Gücü aracılığıyla uygulandı.

    Nüfus mübadelesi anlaşmasıyla Ada’nın kuzeyinden güneyine yaklaşık 120 bin Rum, güneyden kuzeye de 65 bin Türk geçti. Bu tarihten sonra Ada’nın kuzeyi ve güneyi bir ‘ara bölge’yle birbirinden ayrıldı.

    1977: Zirve Anlaşması imzalandı

    12 şubattaki Denktaş-Makarios görüşmesi sonucunda, dört maddeden oluşan ve Ada’da ‘iki toplumlu federal bir cumhuriyet’ kurulmasını öngören ilk Zirve Anlaşması kabul edildi. Bu anlaşmayla, Kıbrıs Rum Kesimi ilk kez iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözümü benimsiyordu.
    1979: II. Zirve Anlaşması imzalandı
    Türk tarafının çağrısı üzerine mayısta Denktaş ile Kiprianu arasında bir görüşme yapıldı. Bu görüşme sonrası da II. Zirve Anlaşması imzalandı. İlkini teyit eden bu anlaşma, ‘iyi niyet ve karşılıklı güven ortamı’nın önemine işaret ediyordu.

    1980: Federal anayasa, iki kesimlilik

    Ada’da ‘iki kesimlilik ve güvenlik’ kavramları ilk kez açıkça belirtildi. Federal anayasa ve iki kesimli toplum formülü belgelendi.

  • 1982: BM’den ‘işgal ordusu’ kararı
    Yunanistan’daki seçimleri kazanan Papandreu, şubatta Kıbrıs’a giderek ‘Kıbrıs’ın Helenizmin bir parçası’ olduğunu söyledi.

    Bu arada BM Genel Kurulu, Rum tarafının başvurusu üzerine Ada’daki ‘işgal ordusunun derhal çekilmesini ve mültecilerin isteğe bağlı olarak geri dönmeleri’ni tavsiye eden bir karar aldı. KTFD Meclisi de, ‘Kıbrıs toplumunun self-determinasyon hakkı’na ilişkin bir karar aldı.

     

  • 19.07.2007. 08:34

    Bu metne ait bir yorum bulunmamaktadır.

    Yorum yaz

    :

    :

    :

    Kullanıcı Menüsü

    Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

     
     

    "Yerli Düşünce"

    Alperen Ocakları Yayın Organı Yerli Düşünce

    Anket

    Demokrasi ve Özgürlük kavramları sizce neyi ifade ediyor?

    Siyasi Partilerin Oy Almak İçin Kullandıkları Kavramlardır (48)

    Emperyalist Güçlerin Milletleri Kendi Öz Benliklerinden Koparmak İçin Kullandıkları Kavramlardır (181)

    Milletin Kendini İstediği Gibi Yönetmesi Ve İnançlarını İstediği Gibi Yaşamasıdır (476)


    Toplam 705 kişi oy kullanmış.

    1

    Sayaç

    1

    Sitemiz Subat 2007 den itibaren toplam 2900474 kez ziyaret edilmiştir. Ziyaretçilerin 6285 tanesi sitemize üye olmuştur.

    Sitede Kimler Var

    Şu anda sitemizde 86 ziyaretçi ve 3 üye bulunmaktadır:

    Gökhan71 Genel Merkez, çubuk alperen, Metin ÇAP

    Alperen Ocakları RSS BeslemesiRSS XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Uyumlu

    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 | Alperen Ocakları Genel Merkezi
    Tel: (+90 312) 232 03 81 - Belgegeçer: (+90 312) 232 03 82 | G.M.K. Bulvarı 47/21 - Maltepe / Ankara