Alperen Ocakları Genel Merkezi Resmi Sitesi

Zafer Güler'in Acılı Günü

Avrupa Türk Birliği Genel Başkan Yardımcısı Zafer GÜLER’in eşi merhume Cevriye GÜLER Havza Merkez Kevser Camiinde kılınan öğle namazına müteakip Ladik- Teberoğlu Köyündeki aile mezarlığına defnedildi.

 

 

Liderimiz Muhsin YAZICIOĞLU,BBP Genel Başkan Yardımcıları Mehmet KARABACAK,Metin GÜNDOĞDU,BBP Samsun İl Başkanı Abdurrahim KATİPOĞLU,BBP Amasya İl Başkanı Hicabi BODUR ,Alperen Ocakları Samsun İl Başkanı Recep TEMEL, çevre il ve ilçelerin yöneticileri ile merhumenin çok sayıdaki yakını iştirak etti.

 

 

Yorumlar (9) 07.05.2008. 17:01

İl Başkanlarımız Ankara'da Toplandı

Alperen Ocakları Genel Merkezi'nin düzenlediği İl Başkanları toplantısında konuşan Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu, Sakarya'da geçtiğimiz günlerde yaşanan olaylardan sonra 'Alperen'ler katliam yapmak istedi" diyen DTP Grup Başkanı Ahmet Türk'e sert cevap vererek, "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır derler, aynen öyle. Bir hafta içinde 3 şehit veren bir şehirde bölücübaşı Apo posterleri asarak, terör örgütü PKK'yı öven bir toplantı yapmak başlı başına provokasyondur" dedi.

Genel Başkanımız Sayın Eyüp Gökhan Özekin ise DTP'lilerin suçlamalarını, "Asıl sorumlular terörist resimleri ile halkı tahrik edenlerdir" sözleriyle yanıtladı.

Liderimiz Yazıcıoğlu, parti genel merkezinde Alperen Ocakları Genel Başkanı Eyüp Gökhan Özekin ve Alperen Ocakları il başkanlarını kabul etti. Yazıcıoğlu, kabulde bir soru üzerine, Sakarya'da meydana gelen olaylar sonrası DTP Grup Başkanı Ahmet Türk'ün, "Alperenler katliam yapmak istedi" şeklinde sözlerine cevap verdi. Türk'ün suçlamalarına, "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" sözleriyle karşılık veren Yazıcıoğlu, "Bir hafta içinde 3 şehit veren bir şehirde bölücübaşı Apo posterleri asarak, terör örgütü PKK'yı öven bir toplantı yapmak başlı başına provokasyondur. Bunu yapacaksınız, halkı sokağa dökeceksiniz, sonra suçlu arayacaksınız ve Alperen Ocakları'nı suçlayacaksınız. Yok öyle yağma" şeklinde konuştu.

Sakarya Alperen Ocakları'nın olaydan 1,5 saat önce şehitler için saygı duruşunda bulunduktan sonra dağıldığını belirten Yazıcıoğlu, "Ben olayları araştırdım. Arkadaşlarımızın saygı duruşunda bulunmaları ve akabinde İstiklal Marşı okuyup dağılmalarından 1.5 saat sonra olaylar başlıyor. DTP'nin toplantısına halk tepki gösteriyor. Alperen Ocakları orada yok. Bu tamamen iftira” dedi.
Türk milletinin Türkmen’i, Kürdü, Alevi’si, Sünni’si ile kardeş olarak yaşadığını ifade eden Yazıcıoğlu, vatandaşlar arasında hiçbir sorun olmadığını ancak provokatif eylemler ile bu bütünlüğün bozulmaya çalışıldığını söyledi.

Liderimiz, "Türkiye'de bir terör sorunu var. Şiddete tavır alarak hep birlikte kardeşçe yaşayacağız" diye konuştu.
Genel Başkanımız Sayın Eyüp Gökhan Özekin ise Türkiye'de bir etnik çatışma ortamı oluşturulmaya çalışıldığını söyleyerek, Sakarya'da meydana gelen olayların politize edilmesi için DTP'lilerin kasıtlı olarak Alperen Ocakları'nın hedef gösterdiğini söyledi. Sakarya Alperen Ocakları İl Başkanının Abaza, başkan yardımcısının ise Kürt kökenli olduğunu vurgulayan Özekin, “Söz konusu partinin Sakarya'da ne potansiyeli var? Sakarya, teröre karşı tepki veren bir ilimizdir.

Bu olayların asıl sorumluları terörist resimleri ile halkı tahrik edenlerdir. Alperen Ocakları'ndan tek bir kişi bile gözaltına alınmamıştır. Çünkü Alperen Ocakları orada yok. Çamur at izi kalsın. Sakarya olaylarından sonra Güngören ilçe teşkilatımız molotof kokteylli saldırıya uğradı.

Medya bunları görmüyor. Medya bizleri suçlamak için attığı manşetleri suçsuz olduğumuz ortaya çıkınca ‘bu çocuklar suçsuz’ diye manşet atmıyor" şeklinde konuştu.

 

 

 

 

SAYGI VE MUHABBETLE

ALPEREN OCAKLARI GENEL MERKEZİ

 

Yorumlar (7) 05.05.2008. 14:08

Büyük Türk Birliği Şöleni Çok Beğenildi

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, Büyük Türk Birliği Şöleni’nde halkın yoğun ilgisiyle karşılaştı. Genel Başkanımız Sayın Eyüp Gökhan Özekin ve yönetimininde katıldığı, BBP Ankara İl Başkanlığı’nın Anfa Altın Park Göl Tiyatrosu’nda düzenlediği Büyük Türk Birliği Şöleni muhteşem geçti.


Yazıcıoğlu’nun şölende yaptığı konuşma coşkuyla karşılandı. Konuşması sık sık “Başbakan Muhsin” sloganlarıyla kesilen Yazıcıoğlu’nu izleyiciler uzun süre ayakta alkışladı.
Mehter takımının gösterisiyle başlayan şölende Hasan Sağındık, İsmail Türüt, Yetkin Karakaya ve Fikret Yıldız sahne aldılar. Sunuculuğunu By Sempatik’in yaptığı şölende Ankara İl Başkanlığı’nın yayımladığı Ankara Büyük Birlik aylık haber-yorum-düşünce bülteni dağıtıldı.
BBP lideri Yazıcıoğlu, görkemli bir organizasyona imza attığı için BBP Ankara İl Başkanı Hasan Hüseyin Bozok’a teşekkür etti. 

3 Mayıs Milliyetçilik Bayramı kutlu olsun


3 Mayıs Milliyetçilik Bayramı’nı kutlayarak konuşmasına başlayan Yazıcıoğlu, bayramın önemine dikkat çekti. Türkiye’nin karanlık dönemlerinden birinin de Türkiye’de yaşanan şeflik dönemi olduğunu belirten Yazıcıoğlu, o günlerin Türk milliyetçilerinin cezaevinde tabutluklara konduğu günler olduğunu hatırlattı. Yazıcıoğlu, “O günün mücadelesinde önderlik yapanları rahmetle ve minnetle; şeflik dönemini de kınayarak, lanetleyerek anıyorum” dedi.

Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik konumu ile dünyanın en önemli ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Yazıcıoğlu, Türk milletinin kendi medeniyetini yeniden bu coğrafyada inşa edeceğine inandığını belirtti. BBP lideri, “Türk milleti değerlerini bu coğrafyada kaybetti, değerlerimiz yine bu coğrafyada doğacak. Bayrak düştüğü yerden kalkacak. Bizim yerimiz ne AB ne BOP, bizim yerimiz Büyük Türk Birliği projesidir. Biz maymun değiliz, taklitçi değiliz, biz milli durarak evrensel düşüneceğiz. Yerel duracak, küresel hareket edeceğiz” diye konuştu. 

Yazıcıoğlu, Büyük Türk Birliği projesini anlattı
Yazıcıoğlu, Büyük Türk Birliği projesini hayata geçirmek amacıyla çıktığı Kazakistan, Bosna, Suriye, İran, Türkmenistan ve Kosova gezileri anlattı. İdeallerinin Türk-İslam kültür ve medeniyet merkezinde, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasların Türk dünyasında birleşmesi olduğunu söyledi.

İngiltere Parlamentosu’nun konuğu olarak Lordlar Kamarası’nda yaptığı konuşma hakkında bilgi veren Yazıcıoğlu, ”Bugün burada ne söylediysem, İngiltere’de de onları söyledim” dedi. İslam ile terör bağdaştırılması, Avrupa Parlamentosu'nun PKK terör örgütüne bakışı, Türkiye, Kıbrıs ve AB ilişkileri konularını değerlendirdiğini belirten Yazıcıoğlu, Avrupa Parlamentosu'nun, PKK'yı terör örgütleri listesinden çıkarmasını, "talihsiz bir karar" olarak yorumladı. Yazıcıoğlu, PKK'nın eylemleri Avrupa ülkelerinde gerçekleşmiş olsa, Avrupa Adalet Divanının böyle bir karar veremeyeceğini söyledi. İslam dininin, terör kavramı ile kasıtlı olarak bir arada kullanıldığına da dikkat çeken Muhsin Yazıcıoğlu, İslam'ın Barış dini olduğunu ve Batı tarafından terör ile ilişkilendirilmesinin, ya cahillik ya da kasıt nedeni ile olduğunu ifade etti. 


 
Bazı basın-yayın organlarında çıkan Lord Ahmet’in daha önce de DTP’lileri davet ettiği yönündeki haberleri hatırlatan Yazıcıoğlu, İngiltere’de Lord Ahmet’in PKK’ya karşı olduğunu ve terör örgütü olarak nitelendirdiğini, DTP’Lileri tanımadığını ve kendisinin davet etmediğini açıkladığını anlattı.

Yazıcıoğlu, partililerden yerel seçimler için çalışmasını istedi
Yazıcıoğlu, konuşmasının sonunda tüm BBP teşkilatlarının önümüzdeki yerel seçimler için çalışmaya başlamasını isteyerek, hanımların da siyasette daha aktif rol alması gerektiğini söyledi. Yazıcıoğlu, tüm partililerden hanımlarını parti için çalışmaya göndermesini istedi.


Karanlık oyunlara gelmeyeceğiz
Toplantıda konuşan BBP Ankara İl Başkanı Hasan Hüseyin Bozok ise, son günlerde BBP’ye yapılan saldırıları kınayarak, şunları kaydetti: “Son günlerde partimiz iç ve dış odaklar tarafından hedef gösteriliyor. Amaçları ve oyunları belli. Türkiye’nin en dinamik, cesur ve milli meselelerde hassasiyeti olan BBP’yi provokasyonlara alet etmek ve karanlık oyunların içine çekmektir. Dün olduğu gibi bugün de hiçbir iç ve dış karanlık odaklar bizi bu tezgahın içine çekemez. Biz bu oyunlara dün gelmedik bu gün de gelmeyiz. Bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok, Allah inananların yanındadır. Allah bizimle beraberdir.”

BBP Ankara İl Başkanlığı 8. Olağan Kongresini Yaptı

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, hükümetin Kuzey Irak'taki bölgesel yönetim ile ilişkileri güçlendirme politikasını, "Ben Kuzey Irak, Güney Irak diye bir şey bilmem. Terörle mücadelede Irak'ın meşru yönetimini muhatap almalıyız" sözleri ile değerlendirdi.
Yazıcıoğlu, Ankara Sürmeli Otel'de düzenlenen Ankara İl 8. Olağan Kongresi'ne katıldı. Kongre öncesi basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yazıcıoğlu, Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın, 'terör örgütü PKK'nın tecrit edilmesi için Irak'ın kuzeyindeki bölge yönetimi ile temasların sıklaştırılabileceği' yönündeki açıklamalarını değerlendirdi. Yazıcıoğlu, konuyla ilgili açıklamasında, "Ben Kuzey Irak, Güney Irak diye bir şey bilmem. Bizim milli menfaatlerimize uygun olanı, Irak'ın toprak bütünlüğü içinde demokratik yapıya kavuşmasıdır. Bölgedeki bütün halkla samimi, doğru ilişkiler kurulmasından yanayım. Bunu bir Kuzey Irak yönetimi diye ayırmıyorum. Böyle bir şeyi kabul etmek de mümkün değil. Irak diye bir devlet varsa orada Irak'ın meşru bir hükümeti de vardır. Bugün itibari ile işgal altında da olsa, muhatap olunacak olan Irak'ın genel yönetimidir. Bunun içinde Kuzey Irak diye bir bölgeyi tanımak, orada ayrı bir yönetimi tanımak, Türkiye'nin dış politikasına, çıkarlarına uygun değildir" dedi.
Türkiye'nin sınırların ötesindeki akraba ve dindaşları ile en samimi ilişkileri geliştirmesinin doğal olduğunu da kaydeden Yazıcıoğlu, "Bunu en iyi yapabilecek olan da Türkiye'dir. Herhalde bölgenin sorunlarını Amerika çözemez. Ama bu Irak'ı etnisiteye bölerek ya da mezhep çatışmalarının oluşturulduğu Irak'ı isteyerek olmaz. Biz Irak'ın bütünlüğünü savunarak, terörün de üstesinden gelmeliyiz. Terörle mücadelede Irak'ın meşru yönetimini muhatap almalıyız" diye konuştu.

Milliyetçi gençlik provoke edilmeye çalışılıyor 
Basın mensupları Yazıcıoğlu'ndan, bir dönem genel başkanlığını yaptığı Ülkü Ocakları'nın kapatılacağı yönündeki iddialara ilişkin bir değerlendirme yapmasını istedi. Kendisinin bu konuda bir değerlendirme yapmasının yanlış olacağını ifade eden Yazıcıoğlu, "Neticede kendileri böyle bir ihtiyaç duymuşlarsa mutlaka kendileri
açısından daha yararlı olacağını düşünmüşlerdir. Karar kendilerine aittir, ben bir şey diyemem. Türkiye'de milliyetçi gençliğin provoke edilmeye ve olayların içine çekilmeye çalışıldığını biliyorum. Bunun için uzun süredir uyarılarda bulunuyorum. Ben 'Ülkü Ocakları'nın amacından saptığını' söyleyemem, bana göre böyle bir şey söz konusu değil. Ama provokasyonlara karşı hepimiz uyanık olacağız. Sütten ağzımız yandı, yoğurdu üfleyerek yiyeceğiz. Çok dikkatli olmak mecburiyetinde olduğumuz açıktır.
Milliyetçi Hareket Partisi de, biz de, Alperen Ocakları da Ülkü Ocakları da her türlü provakatif oyuna karşı uyanık olmak zorundadır. Hepimiz kendimize göre ihtiyaç duyduğumuz tedbirleri alabiliriz" dedi. BBP lideri Yazıcıoğlu, Alperen Ocakları ve Ülkü Ocakları’nın ve gençliğin milliyetçi, maneviyatçı, diyalogdan yana ve empati yapabilecek insanlar olarak yetişmesini sağlamak için kurulduğunu hatırlattı.
Yazıcıoğlu, "Alperen Ocakları, Ülkü Ocakları'na alternatif olabilir mi?" şeklindeki bir soruya ise, "Böyle bir şey söz konusu değil, kimse kimsenin alternatifi olarak kurulmadı. Biz kendi inandığımız değerler adına, daha sağlıklı, ülke sevdalısı, millete faydalı olacak insanlar yetiştirmeye çaba sarf ediyoruz. Ocakların kuruluş amacı burdur" karşılığını verdi.

Bütün Fenerbahçeliler Sivasspor’u destekliyor
Muhsin Yazıcıoğlu, bugün oynanacak Sivasspor-Galatasaray maçını izlemek üzere memleketi Sivas'a gideceğini belirterek, takımının galip gelmesini temenni ettiğini söyledi.
Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yazıcıoğlu, Turkcell Süper Lig'de bugün oynanacak ve şampiyonluk yarışının düğüm maçlarından biri olan Galatasaray-Sivasspor maçını değerlendirdi. Basın mensubunun maçla ilgili soruda yanlışlıkla 'Fenerbahçe-Sivasspor' maçı sözleri üzerine Yazıcıoğlu, "Şimdi Fenerbahçeliler, Sivassporlu ya. Bugün bütün Fenerbahçeliler Sivassporu destekliyor" diye konuştu.
Yazıcıoğlu ile beraber bulunan türkücü İsmail Türüt ise bu esnada, "Sayın genel başkanım, bu Fenerlilere inanma, bugün Sivas, Galatasaray'ı yenerse tanımazlar bizi" çıkışında bulundu. Türüt'ün bu çıkışı üzerine ise Yazıcıoğlu, "Galatasaray'ı bugün yenelim, Fenerbahçe sonra tanısın tanımasın önemli değil" karşılığını verdi.
Maçı izlemek üzere Sivas'a gideceğini kaydeden Yazıcıoğlu, "Sivasspor'a destek olacağız. Sivasspor Süper Ligde başarı kazandıkça, Sivas'a etkisini daha iyi gördüm. Sivas'ta birlik beraberliği artırdı, Sivas'ın cumhuriyet şehri imajını güçlendirdi, ekonomik katkı sağladı. Eğer bir Anadolu takımı şampiyon olursa, bu bütün Anadolu ve çevre illere de moral verecek, kendilerine öz güvenini artıracak. Bu sadece bir futbol takımının başarısı olmakla kalmayacak" dedi. Maç ile ilgili tahmini olup olmadığı sorusuna ise Yazıcıoğlu, "Sivasspor yensin başka tahminiz olmaz" dedi.

Büyük Türk Birliği şölenine övgüler
Açış konuşmasını BBP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Öznur’un yaptığı toplantıda söz alan BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu, Ankara il teşkilatının dün Anfa Altın Park Göl Tiyatrosu’nda düzenlediği şölen için emeği geçen herkese teşekkür etti. Ankara il teşkilatının azmine ve enerjisine gıptayla baktıklarını belirten Topçu, her hususta Ankara il teşkilatının yanında olduklarını kaydetti.
BBP Ankara İl Başkanı Hasan Hüseyin Bozok ise, “Ankara il teşkilatı olarak bizlerin, Ankara’da örnek bir il teşkilatı sergilememiz gerekiyor. Biliyorsunuz önümüzde uzak görünüp, çok yakınımızda olan bir yerel seçim var. Bu seçim bizim ve partimiz için çok önemli. Dolayısıyla hepimize tarihi bir görev düşüyor. Eş, dost, akraba ve yakınlarımızdan Büyük Birlik Partisi’ne oy isteyeceğiz, adaysız ne ilçe ne de belde kalacak” şeklinde konuştu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kongrenin, divan başkanlığını BBP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Destici yaptı. Faaliyet ve mali raporların ardından tahmini bütçe okundu.

Yorumlar (4) 04.05.2008. 15:48

İslam ve Terör Yan Yana Anılamaz

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, 1 Mayıs kutlamaları ile ilgili yapılan açıklamaları eleştirdi.
Yazıcıoğlu, ''İşçilerimiz için bayram olarak ayrılan ve işçi sorunlarının tartışılması gereken 1 Mayıs, şimdi bir korku günü, endişe günü, bir gerilim günü ve kaos öncüsü ve habercisi olarak adlandırılıyor. Bundan üzüntü duyuyoruz'' dedi.

Bayram olması gereken günlerin kavga ve endişenin vesilesi haline getirilmek istendiğini belirten Yazıcıoğlu, 1 Mayıs'ın, adına yakışır biçimde kardeşlik içerisinde kutlanması temennisinde bulundu.
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak üzere İngiltere'ye gitti. Hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda açıklama yapan Yazıcıoğlu, Türkiye'nin ''bir gerilim ve çatışma'' ortamına sokulmak istendiğini söyledi.
Son günlerde 1 Mayıs kutlamaları ile ilgili İstanbul Valisi ve sendika yöneticilerinin açıklamalarını eleştirerek, ''İşçilerimiz için bayram olarak ayrılan ve işçi sorunlarının tartışılması gereken 1 Mayıs, şimdi bir korku günü, endişe günü bir gerilim günü ve kaos öncüsü ve habercisi olarak adlandırılıyor. Bundan üzüntü duyuyoruz'' dedi.
Yazıcıoğlu, 1 Mayıs kutlamalarının Taksim'de yapılabilmesi için sendikaların hukuki zeminde haklarını araması gerektiğini ifade ederek, işçi ve işveren sendikalarını sağduyuya davet etti.
''Bayram günü olması gereken günler, kavga ve endişenin vesilesi haline getirilmek isteniyor'' görüşünü ifade eden Yazıcıoğlu, 1 Mayıs'ın, adına yakışır biçimde kardeşlik içerisinde kutlanması temennisinde bulundu.

Yazıcıoğlu, İngiltere'de Türk Toplum Temsilcileri İle görüştü

İngiliz Parlamentosu’nun davetlisi olarak 3 günlük ziyarette bulunmak üzere Londra'ya giden Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Londra'daki temasları çerçevesinde Süleymaniye Kültür Merkezi'nde Türk toplum temsilcileriyle bir araya gelerek sohbet etti. Muhsin Yazıcıoğlu’na Genel Başkan Yardımcıları Dr. Ahmet Şanverdi, Metin Gündoğdu, Mehmet Efe ve beraberindeki heyet eşlik ediyor. 

Yazıcıoğlu, İngiliz Parlamentosu’nun davetlisi olarak Lordlar Kamarası'nda düzenlenecek toplantının yanı sıra, Londra Üniversitesi'nde bir konferansa ve Türk İngiliz Ticaret Odası'nda çeşitli programlara katılacak. Londra'daki temaslarını anlatan Muhsin Yazıcıoğlu, geleceğin dünyasında Türkiye'nin yeri ve misyonunu ifade etmeye çalışacaklarını belirtti. Amaçlarının Türkiye'nin menfaatleri yönünde açılımlar sağlamak olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, "Buradaki temaslarımız sırasında Türkiye'nin jeopolitik konumu, geleceğin dünyasında Türkiye'nin yeri ve misyonunu ifade etmeye çalışacağız. Türkiye, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya coğrafyasına uzanan yerinde, derin bir kültüre sahiptir. Asırlarca imparatorluk geleneğini elinde tutmuş milli bir devlete sahiptir.

Türkiye bu tarihi mirası değerlendirdiği takdirde istikrarlı bir ülke olarak çok büyük bir avantajı elinde bulundurmaktadır. Suni gündemlerin ve günlük tartışmaların üstüne çıkarak Türkiye'ye gelecek perspektifi yakalamak, aslında siyasetçilerimizin iş olmalı" dedi.
İngiliz Parlamentosu’nun ve Lord Ahmet’in davetiyle ilgili konuşan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: "Lord Ahmet, kişiliği münasebetiyle İslam'ın terörle birlikte anılmasına daima tepki koymuştur. İnanç değerleri arasındaki münasebetlerin çatışma üzerine değil diyalog üzerine kurulmasını isteyen bir kişidir. Bizim kendi fikirlerimizi parlamento zeminine taşımamızı istediler. Biz ne gördüysek onu söyleriz. Eleştirilecek şeyleri orada da söyleriz burada da söyleriz. Hedef herhangi bir şekilde yeni gerilimleri oluşturmak değil, herhangi bir açık yakalamak değil. Dünyamızın sorunları var, küresel ısınmadan, çevre tahribatına varana kadar. Dünyada insanlığın hizmetine verilecek kaynakların hovardaca harcanması var. Kimse kimseden kopuk değil bu dünyada. O yüzden daha adil ve barışçıl bir dünya için hepimizin sorumlulukları var."

Son olarak Türkiye'de yaşanan tartışmalara değinen Yazıcıoğlu, Türkiye'nin var olan tüm sorunlara rağmen, bunları demokrasi içinde çözebilecek kapasitede olduğunu söyledi. Demokrasiye ara verildiğini ve darbeler yaşandığını ancak Türkiye'nin her defasında kendi iradesiyle demokrasiyi tercih ettiğini anlatan Yazıcıoğlu, "Türkiye, sürekli kendini yenileme çabası içindedir. Türkiye'de şu an var olan sorunların da biz yine demokrasi içinde çözülmesini umut ediyoruz. Türkiye kendi içinde birliğini, dayanışma ruhunu temin edebildiği zaman onun önünü tutabilecek hiçbir şey yoktur. Demokrasi kültürünü bütün kural ve kurallarıyla yerine oturtursa, bir hukuk devleti olma vasfıyla, sorunlarını gerilimsiz ve kavgasız bir şekilde çözebilirse Türkiye'nin önünde inanılmaz avantajlar oluşur" diye konuştu. Bir soru üzerine parti olarak, siyasal partilerin kapatılmasına karşı olduklarını belirten Yazıcıoğlu, "Siyasi eylemlerde bulunmuş olmasından dolayı siyasal partilerin kapatılmasına şahsen karşıyım" dedi. Yazıcıoğlu, "Keşke zamanında bazı değişiklikler yapılabilmiş olsaydı. Araba devrilmeden önce tedbir alınabilmiş olsaydı. Bütün bunlara rağmen, birtakım sarsıntılar geçirebilir ancak Türkiye kendi rotasını bulabilecek kapasiteye sahiptir " şeklinde konuştu. 

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun 30 Nisan 2008 tarihinde İngiltere Parlamentosu’nda yaptığı konuşma. 

Saygıdeğer Lord Ahmet of Rotherdam, 

Değerli Lordlar, Sayın milletvekilleri ve değerli dostlar

Sözlerime başlamadan önce, huzurlarınızda, bizleri bu tarihi mekânda konuşma yapmaya davet eden Dostum Lord Ahmet’e teşekkür ediyor, bu tarihi mekânda sizlerle beraber olmaktan son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum.

Değerli dostlar,

Türkiye'nin Doğu ile Batı arasındaki "köprü rolü", dünya siyasi literatüründe çok sıkça gündeme getirilen bir konudur. Türkiye'nin hem Doğu'ya hem Batı'ya dönük iki yüzü değerlendirildiğinde söz dönüp dolaşıp Türkiye’nin üstlenebileceği yapıcı role getirilir. Bu çerçevede Türkiye, hep Doğu ile Batı arasında bir köprü olarak tarif edilir. Bu tarif hem tarihi hem coğrafi açıdan son derece doğrudur, ancak biraz eksiktir; zira Türkiye, Doğu ve Batı arasında köprü konumunun yanında bir bakıma Kuzey ve Güney’i de bağlamaktadır. Rusya Cumhuriyeti ve Karadeniz’e kıyısı olan diğer devletlerin sıcak denizlere açılabilecekleri yegâne kapının Türkiye olduğu unutulmamalıdır. Karadeniz’den hareket eden gemilerin Akdeniz’e ve oradan okyanuslara açılabilmesi ancak Türkiye üzerinden olabilmektedir.

Soğuk Savaş yıllarında Türkiye'nin Doğu-Batı arasında köprü olabilme misyonunu yeterince yerine getirebildiği söylenemez. Unutulmamalıdır ki, sürekli gönderme yapılan "köprü konumu" ya da "köprü rolü"nün ifa edilebilmesi ancak siyasi, askeri, stratejik ve uluslararası konjonktürün uygun olmasıyla mümkündür. Oysa soğuk savaş döneminde Türkiye Cumhuriyeti Devleti zaten bir taraftı. NATO’nun aktif bir üyesi olan Türkiye, bu haliyle problemin de bir tarafı konumundaydı. Dolayısıyla O dönemde Türkiye’nin köprü olma rolü kendiliğinden yok olmuştu.

Soğuk Savaş'ın sona ermesi, Türkiye ve dünyada bazı çevrelerin "Türkiye’nin stratejik önemi azalacak" tezini savunmalarının tam aksine, Türkiye'nin "uluslararası stratejik statüsü"nü yükseltti. Soğuk savaşın sona ermesi teoride ve pratikte Türkiye’ye tarihinde hiç sahip olmadığı avantajlar getirmiştir. 21. yüzyılda Türkiye, Soğuk Savaş döneminin tersine NATO’nun öncü kuvveti olması hasebiyle Sovyetler Birliği’ne tampon olmanın çok üzerine çıktı ve dünyanın en önemli ülkelerinden biri haline geldi.


Kanaatimizce, Soğuk Savaşın sona ermesi ve Sovyetler Birliği’nin dağılması, Türkiye’ye yeni stratejik kapılar açtığı gibi, 21. yüzyıl için çok önemli bir sorumluluğu da beraberinde yüklemiştir.

Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Orta Asya ve Kafkaslarda enerji kaynakları ve yeraltı zenginlikleri acısından son derece zengin coğrafi ve jeopolitik açıdan hayati öneme haiz Türkiye ile aynı tarihi, aynı medeniyeti, aynı dini paylaşan yeni bağımsız ülkeler tarih sahnesine çıkmıştır. Bu ülkelerle hem din, hem dil birliğine sahip olan Türkiye, geçmişiyle olduğu kadar bugün sahip olduğu çağdaş ve demokratik yönetimiyle de söz konusu bölgede birleştirici rolünü üstlenebilecek tek ülkedir. Türkiye’nin bu birleştirici uzlaştırıcı rolü bihakkın yerine getirildiğinde ortaya çıkacak sonuç hem söz konusu ülkeler hem Batı dünyası hem de Türkiye için çok ciddi manada stratejik avantajlar içerecektir. Daha da önemlisi Türkiye için burada söz konusu olan siyasi nüfuz alanı sadece Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile sınırlı değildir.

Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu üçgeninde kilit noktada bulunan Türkiye, coğrafi olarak enerji hatlarının geçtiği noktada bulunmaktadır. Rusya ile son yıllarda geliştirilen ilişkiler ve Rusya ile İran’dan gelen gazın Türkiye üzerinden Batılı tüketici devletlere pazarlanacak olması da Türkiye’ye ayrı bir önem vermektedir 

Liderimizin konuşmasının devamı için linki tıklayınız

http://www.bbp.org.tr/?doc=haber_detay&id=2460&kategori=HABER

Yorumlar (4) 01.05.2008. 16:15

Alperen Ocakları Genel Merkezi Gündeme İlişkin Açıklama

Geçtiğimiz gün Sakarya'da yaşanan ve bazı basın-yayın organlarında maksatlı bir şekilde işlenen talihsiz olaylar, kamuoyunu ve bizleri endişeye sevk etmiştir. Bazı basın-yayın organlarının değer yargıları ve milli hassasiyetleri sağlam çevrelere karşı sürdürdüğü menfi tutum artık bıkkınlık vermektedir ve tabiri caizse bu tutumlar provokasyonun en yüksek seviyesidir.

Siyaseti terörle paralel yürütme eğiliminde olan bir partinin, Sakarya gibi sempatizan bakımından, seçmen bakımından, söz konusu partinin hedeflerini gerçekleştirme bakımından hiçbir potansiyeli olmayan; aksine terör örgütüne karşı tavizsiz tutumu ile bilinen, üstelik üç gün evvel şehit vermiş bir şehirde "Gençlik Şöleni" tertip etmeleri çok düşündürücüdür.

Bu başlı başına açık bir provokasyondur. Farklı şehirlerden gelen örgüt sempatizanları, DTP Urfa milletvekili, teröristbaşı posterleri ve örgüt flamaları eşliğinde Sakarya'da gerçekleştirilen bu tahrikçi eylemine karşı, arkadaşlarımız bir sivil toplum kuruluşunun en tabii demokratik hakkını kullanmış; İstiklal Marşımızı okuyup basın açıklaması yapmış ve hiçbir saldırganlığa mahal vermeden düğün salonunun önünü terk etmiştir.

Arkadaşlarımız orayı terk ettikten sonra, hiçbir ilgileri olmadığı halde düğün salonu önünde yaşananlardan Alperenleri sorumlu tutmak en hafif tabir ile insafsızlıktır.

Son zamanlarda bir etnik çatışma ortamının tetiklenmeye çalışıldığı ülkemizde, milli ve manevi duyarlılıkları yüksek olan gençlerimiz bu oyunlara düşmemelidir. Zaten gerek sahip olduğumuz fikriyat, gerekse bizatihi arkadaşlarımızın kendisi, etnik çatışma ihtimallerine imkan vermemektedir. Sakarya'da söz konusu olaylarda bazı basın-yayın organları tarafından suçlanan arkadaşlarımızdan, Alperen Ocakları sorumlusu arkadaşımız Abhaz kökenli, yardımcısı ise Kürt kökenlidir.

Terör örgütüne karşı tutumumuz ile Kürt kökenli kardeşlerimize karşı sevgimiz tam anlamıyla ters orantılıdır. Ne etnik milliyetçiliği reddeden fikriyatımız, ne de farklı etnik kökenlerden gelen arkadaşlarımız bu kurgulanan etnik çatışmaya müsaade edecek durumdadır. Dolayısıyla birilerinin her toplumsal olayda Alperenleri suçlaması ve bu suçlamaların içini de etnik şovenizm ile doldurmaları hem yanlış, hem çirkindir.

Söz konusu haberin altında imzası olan muhabir ile yaptığımız görüşmede de kendisi "bu haberi bu şekilde yazmadığı, kendi haberinin gazete tarafından saptırıldığı ve dava açılması halinde de ifadesine başvurulabileceği" şeklinde bir izahat yapmış ve kendi adına özür dilemiştir.

Bazı basın-yayın organlarının bu ayıbı temizlemeleri beklenmektedir. Aksi taktirde suçlanan arkadaşlarımızın hukuki süreci başlatacağı bilinmelidir. Artık bıkkınlık veren çirkin suçlamalara karşı en doğru kararlar hiç şüphesiz mahkeme-i kübrada verilecektir. 

                                                            

  Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur

Alperen Ocakları Genel Merkezi

 

 

Yorumlar (10) 29.04.2008. 16:12

<< İlk < Önceki [1 / 32] Sonraki > Son >>

Kullanıcı Menüsü

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

 
 

Anket

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılmalı (2162)

Kalmalı (148)

Yeniden Yapılandırılmalı (1002)


Toplam 3312 kişi oy kullanmış.

1

Sayaç

1

Sitemiz Subat 2007 den itibaren toplam 2331784 kez ziyaret edilmiştir. Ziyaretçilerin 5713 tanesi sitemize üye olmuştur.

Sitede Kimler Var

Şu anda sitemizde 136 ziyaretçi ve 7 üye bulunmaktadır:

Alp_Eren_40, ak46, taneralbayrak, eNg, adıgesi, amero56, adnan78

Alperen Ocakları RSS BeslemesiRSS XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Uyumlu

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 | Alperen Ocakları Genel Merkezi
Tel: (+90 312) 232 03 81 - Belgegeçer: (+90 312) 232 03 82 | G.M.K. Bulvarı 47/21 - Maltepe / Ankara